Gümüşhacıköylü.Net Ziyaretçi Defteri .

Sohbet Ve Anılarda Gümüşhacıköy  - - - -         MİSAFİR DEFTERİMİZE HOŞ GELDİNİZ- - - -          Gönül Ne Çay İster Ne Çayhane Gönül Dost İster Çay Kahve Bahane - - - - Ses ver Türkiye Ses ve siteye giren bütün hemşerilerimiz
Gönderen:
ayhan dedeoglu

Yer:
Yalova

Tarih:
10 Ocak 2016, Pazar
11:50

Alıntı Yap: ayhan dedeoglu

YÜZÜNÜZDE TEBESSÜM,
CEVRENİZDE DOSLARINIZ,
YÜREĞİNİZDE SEVGİLER
EKSİK OLMASIN.
HER ŞEY SOLSA DA
SİZİN UMUTLARINIZ
ASLA SOLMASIN.
HAYIRLI GÜNLER
MUTLU PAZARLAR.
Yukarı Mail: ayhandedeoglu@yahoo.com         
 
Gönderen:
ömer faruk sarıoğlu

Yer:
Ankara

Tarih:
09 Ocak 2016, Cumartesi
21:10

Alıntı Yap: ömer faruk sarıoğlu

Alıntı Sahibi: Muhterem KAYA
    


        YİNE Mİ NOSTALJİ DİYECEKSİNİZ ?

       Haklıısınız.Ama olaylar öyle gelişiyor ki ortak payda GÜMÜŞHACIKÖY olunca gelen bilgileri paylaşmazsak olmaz.
      Şu FACE çıktı iyi mi oldu kötü mü bilmem ?Ama iyi görür,iyi düşünür,iyi söylersen herhalde iyi olur.Yıllardır adresini izini kaybettiğin pek çok arkadaşla buluşuyorsun.Hasret gideriyorsun.anılar canlanıyor.
      İşte bu yazıyı da bir face buluşması ve yazışması dolayısı ile yazıyorum.
      1966-1973 yılları arası İlçemizde hakimlik yapan Halis KALELİ'nin oğlu Hacı Ali KALELİ ile özelden tanıştık ve yazıştık.O bana GHK ile ilgili bazı sorular ve kişileri sordu,bildklerimi cevaplandırdım.Onun anlattıkları ise ;
      Kürşad Selim ANKARALI,Ethem ANKARALI,Adnan ÇAKICI,Selim ÇEREZCİ,Özcan CİVEK Simitçi Tekin-Osman-Tubalar eski mahalle arkadaşları imiş.
       Rahmetli Eczacı Muzaffer Bey ile babası Halis bey yakın arkadaşlarmış.Bana çocuklarını sordu Muzaffer Bey.Ben sadece kendiisinin Eskişehir Mihalıççıklı,eşinin de Kayseri'li olduğunu çocuklarının hatırlamadığımı,ailenin hayat hikayelerinin de herkesçe malum olduğunu yazdım.
       45-50 önceden oğlu Bülent ÖZDOĞAN ,HACI ALİ BEYİN VE ABİSİ kADRİ BEYİ N ARKADAŞLARI OLDUĞUNU söyüyor.Bülent ÖZDOĞAN'ın İstanbul Daruşşafaka lisesinden sonra ABD gittiğini.
     Kadri KALLELİ'nin ABD de Philidepihia da bulduğunu Bilgisayar Mühendisliği tahsili yaptığını söylüyor.
      1980 li yıllarda iletişim kopuyor.
       Daha sonra Facade Brent ÖZDOĞAN VE kız kardeşine de Betül ÖZDOĞAN DEMİR olarak rastladığını mesaj attığını henüz cevap alamadığını söylüyor.
      Hakim Halis Bey 1995 de annesi de 2015 de vefat ettiğini söylüyor.Allah rahmet eylesin.
      Hacı Ali KALELİ Umman ve Libyada çalışmış ve memleketleri Çorum'a dönmüş.
      Mehmet Paşa İlkokulundan öğretmeni Perihan ANKARALI hocanımı ve okul arkadaşları Selim ÇEREZCİ-Mahmut TOKGÖZOĞLU-Özcan CİVEK beyleri unutamadığını,
      Abisi Kadri'nin öğretmeni ise Ahmet ANKARALI ağabeyimiz olduğunu ve Gümüşhacıköyü çok sevdiklerini ve unutamadıklarını yzamış.Bende sizlerle paylaştım.Eczacı muzaffer Beyin ve hakim Halis Beyin çocukları ile irtibatı olanlar katkı sağlarlarsa memnun olurum.Hoşca kalın

       
KADRİ KALELİ İLE İLK OKUL 3.NCÜ SINIFA KADAR BERABER OKUDUK   SINIF ÖGRETMENİMİZ ÖMER ŞENTÜRKMENDİ.


      
   

Yukarı          
 
Gönderen:
Ali Acar

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
08 Ocak 2016, Cuma
13:26

Alıntı Yap: Ali Acar

Ankaralı irtibatı koparmayalım, ilgi ve alakana teşekkür ediyorum. Yine Topkapıdasın en kısa zamanda görüşmek dileklerimle. Selim bey.
Yukarı          
 
Gönderen:
Admin

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
08 Ocak 2016, Cuma
13:25

Alıntı Yap: Admin

Değerli Şükrü hocam bilmukabele diyor. Sizlerinde Cumasını tebrik ediyorum.
Yukarı          
 
Gönderen:
ŞÜKRÜ EROL

Yer:
Çorum

Tarih:
08 Ocak 2016, Cuma
11:18

Alıntı Yap: ŞÜKRÜ EROL

Sitemizi takip eden dostlar, bu gün mübarek Cuma. Cumanızı tebrik eder hepinize sağlıklı ve hayırlı günler dilerim.
Yukarı          
 
Gönderen:
Kürşat Selim Ankaralı

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
07 Ocak 2016, Perşembe
22:26

Alıntı Yap: Kürşat Selim Ankaralı

Ali bey sen bu tip haberlerin vazgeçilmezi oldun..Birleştirici,araştırıcı yönünle insanların gönlünde edindiğin yer yadsınamaz.Benim bildiğim çamlıca kahvaltılarıyla başlayan hareketler zinciri vediğerlerindeki başarılarından dolayı sizi kutluyorum.Kolay gelsin..Sağlıkla kalın..
Yukarı Mail: selimankarali@hotmail.com         
 
Gönderen:
ŞÜKRÜ EROL

Yer:
Çorum

Tarih:
07 Ocak 2016, Perşembe
13:33

Alıntı Yap: ŞÜKRÜ EROL

Ali bey,
Dumanlı Dedeile ilgili yazınızı okudum.Köyün kuruluşu ile ilgili kesin birbilgi yok. Örneğin hangi dönemde hangi padişah zamanında kurulmuş en azında şu yüz yılda gibi.Selamlar yine teşekkürler
Yukarı          
 
Gönderen:
ŞÜKRÜ EROL

Yer:
Çorum

Tarih:
07 Ocak 2016, Perşembe
13:20

Alıntı Yap: ŞÜKRÜ EROL

Ali Bey,
İlginize teşekkür ederim. Ben köyümle ilgili bir çok yazı okudum.Köyümüzün tarihi ile de ilgili bilgileride köyümüzün yaşlılarından dinledim.Sanırım tatmin olmadım ki bu siteden yardım istedim.Şimdi bu yazıyı okuyscağım yazıyı kopyaladım ayrıca kayıtta yaptım emeği geçenlere teşekkür ederim Çorum dan selamlar.
Yukarı Mail: kabaoguz@outlook.com         
 
Gönderen:
Admin

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
07 Ocak 2016, Perşembe
10:03

Alıntı Yap: Admin

Öncelikle Yalova ya buradan selam ve sevgilerimi Ayhan kardeşimize gönderirken tüm Yalaova da yaşayan hemşerilerimize de iletmiş olalım.

Ayhanla bizim anılarım hikayelerimiz çoktur. Burada bir tanesini anlatmak istiyorum. Ben gezmeyi sevin biriyim yaz aylarındaydı, Bir cumartesi günü sabahın erken saatlerinde yanıma Suat Kucur diye belediyeden bir ardaşımıda aldım hadi seninle gezdireyim dedim, oda nerede gideceğiz dedi, bana yön sorma araba ne tarafa giderse o tarafa doğru gideceğiz dedim. Onu evinden aldım yola çıktık istikamet İzmit, İzmite vardık İzmit itfayesinde bir arkadaşım vardı telefon ettim yol kenarından onuda aldım, selam kelam nereye gidiyoruz dedi arkadaşım işin yoksa gel dedim. Onu da aldık Gölcüğe geldik saat sabah 8 civarı burada size bir şeyler ikram edeyim dedi arkadaşım. Bir çay ocağına oturduk birer simitle ikişer çak içtik. Arkadaş işim var ben İzmite dönenmem lazım dedi. Onu yolda bıraktık biz yola devam Karamürsele geldik Gölcükte içtiğimiz çayınan simitinen kahvaltı olmadı dedik ve saat 8.30 Karamürsele girdik sokakta yoldan geçen birine sorduk, güzel çorba yapan yer vardım diye, adamda çorba içmeye çıkmış bindi bizim arabaya gittik çorbacıya adamla ehbap olduk, hesabı biz verelim dedik olmaz dedi, adam sonra bizi çay içirmeye götürdü tanıştık, orada kuyumculuk yapan bir esnafmış kart falan verdi bizde o kısa an tanışmamız adına İstanbula gelirsen bekleriz diye ayrıldık. saat 9 gibi Yalovaya girdik Ayhan aklıma geldi, bir arayayım dedim Ayhan evdeymiş Vilayatin önüne gel dedim ve Ayhan geldi. Ayhan bin arabaya dedim, nereye gidiyoruz, beni bırak işim var dedi ama Ayhan arabaya bir kere bindi ben bırakırmıyım. Aldım Ayhanı bir anda kendimizi Bursada bulduk. Bursada Muzzaffer Taşdemir beyi aradım onuda aldık, Emir Sultanı ziyaret ettik Emir Sultanda bir cafede oturduk derken, Bursa Acıbadem Hastanesinde hemşerimiz Dr. Uğur Özel beyle görüşme gittik hastaneye, hastanede ikramlar sohbetler derken Dr.Uğur beyin yanından vedalaştık ayrıldı. Biz yola devam edip Balıkesir Edremitten Cannakkale Gelibolu üzerinden İstanbul yapalım dedik. Ayhan beni bırakın dedi, hemen onu Bursa otogarına götürdük Yalovaya giden bir otobüse bindirdik onu gönderdik. Ama Ayhan bana çok kızdı ama yapacak birşey yoktu. Onu bindirdikten sonra biz Muzaffer beylede vedalaşıp yola devam etmek istiyorduk. Muzaffer bey yemek yemeden olmaz bırakmak dedi. Bizi Emirsultanda bir pideciye götürdü. Pidecinin özelliği bizim yöredeki gibi pide yapması. Pideleri yedik saat 2 ye doğdu geliyor iyice geçikmiştik. Yemek yemeye kaldığımız için zaman kaybettik, neyse Bursada geziyi tamamlayıp, saat 5 gibi Bursadan çıktık ve yine Yalova İzmit üzerinden İstanbula geldik. Vel hasıl Ayhanı Bursada sattığımız için aynı güzergahtan geri döndüğümüzü bildirmedik. Velhasıl Ayhan bir daha senin arabaya binmem diye bizden ayrıldı.
Yukarı          
 
Gönderen:
Admin

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
07 Ocak 2016, Perşembe
09:42

Alıntı Yap: Admin

Sevgili Muhterem Kaya abi yazını okudum bu konuda bir iki cümle sarf etmek istiyorum. İki tane facebook sayfam var, toplamında 5 bin üyeye sahibim ama facebookta çok ilgilenmiyorum. Bir kere seviye diye bir şey yok, hele hele insanlar yemek yerken sofraların gönderi yapmıyormu ben buna çok kızıyorum. Yada daha farklı ortamlarda hiç ilgisizi konu olmayan bayağı olan resimleri insanlarla paylaşıyorlar. Bunun bir değeri seviyesi albenisi olması lazım diyorum. Haa helbekte iyi yönleride çok sizin anlattığınız gibi ama malesef bir çok konuda seviye aşağılarda gidiyor.

Sayın abim siteye yazılarını bekliyoruz. Ankara ya sevgiler sayğılar diyorum. Geçen hafta hazırlık yapmıştık Ankara ya geliyordur son anda vaz geçtik geldiğim zaman sana bu sefer muhakkak uğrayacağım.

Saygılar
Yukarı          
 
Gönderen:
Admin

Yer:
Yurt Dışı

Tarih:
07 Ocak 2016, Perşembe
09:37

Alıntı Yap: Admin

Ayrıca Şükrü hocam, sizin köyle ilgili derlemelerim arasında ilçemizde maliyede çalışan sizin köylü Mustafa Erol dan aldığım bilgileri burada paylaşmak istiyorum.

DUMANLI DEDE’NİN TARİHÇESİ

Horasan diyarından gelme, asker kökenli bir evliya olduğu söylenir. Adını Dumanlı Dede’den alan şimdiki Dumanlı Köyünün eski adı Şıhlar köyüdür. Zamanında bu yöreye üç Şıh ailesi gelir ve yerleşir. Komşu köylüler birbirlerine ; “Nereye gidiyorsun“ diye sorduklarında, derlermiş ki ; “Şu gelen Şıhların yanına gidiyorum”, Zamanla yöredeki bu yerleşim “ Şıhlar Köyü ” adını almıştır.

Şıhlar köyüne üç aileden biri olan Şıh’ın yedi oğlu vardır. Şimdiki Kızık Köyü yakınlarındaki “ Meydancık” denilen yerde her yıl güreşler yapılırmış. Bu yedi kardeş Rumların dediği gibi çok heybetli iri cüsseli yiğitlermiş. Meydancık denilen yerde yapılan güreşte son tura Dumanlı Dede ve öz kardeşi kalır. Dumanlı Dede kardeşi ile güreş tutmak istemez, Der ki ; “Bu gün benim başım sıkıntılı, buhranlı“ der ve güreşmek istemez, ama Oğuzlar güreşmeleri için ısrar ederler ve güreş başlar…

Dumanlı Dede kardeşini yere vurur, lakin kardeşi oracıkta can verir. Buna çok üzülür ve Oğuzlara dönerek derki: “Ben size demedim mi, benim bu gün ruhum sıkıntılı, başım buhranlı diye!”

Yıllar geçer yerli Bizans Rum çeteleri ile şimdiki türbenin olduğu Canik Dağlarının Taşan Dağları mevkiindeki Kabaoğuzlar arasında büyük çatışma çıkar ve orada Buhranlı Dede şehit olur.

Buhranlı dede daha sonraları sıkıntı, sis anlamında da kullanıldığı için “Dumanlı Dede“ adını alır. Rum’larla böyle bir savaşın olabileceğini bölgedeki tarihi kalıntılardan da anlaşılmaktadır.

Dumanlı Dede’nin hemen yakınlarında Bizans Rum’larından kalma Kiliselere rastlanmaktadır. Bunlar ( Otlu Kilise, Uyuz Suyu Kilisesi) yine Rum yerleşimleri, Rum mezarlıkları mevcuttur.

Rumlar bölgeyi Kurtuluş (İstiklal) Savaşından sonra terk etmiş olup, şimdiki Dereköy, Kapaklı Eşme, Kara Pınar, Soğulcak o zamanlar birer Rum köyü idi.

1920’lerde Rum’larla yapılan savaşta o zamanlar köy olan şimdi ise Dumanlı köyünün mezrası olan yerde Rum çeteleri ile askerler arasında çok çetin savaşlar olmuştur.
Kabaoğuz’ların Kızılca köyünden Teğmen Bilal hoca ve çok askerimiz şehit olmuştur. Bilal hoca o zamanki ordunun komutanıdır. Burası Çanakkale misali kemik yığınları ile doludur. Şıhlar köyünden bu çatışmada şehit olanlarda vardır. Mezarları “ Boynuzlu ” denilen Dumanlı mezrasında halen mevcuttur.

Dumanlı dedenin mezarının bulunduğu bölgede yıllar önce yangın çıkır, bu yangında bölgedeki tüm ağaçlar yanar kül olur. Ancak Dumanlı Dedenin çevresindeki ağaçlar yanmamıştır. Bu gün dahi bu fark görülmektedir.

Türbenin çevresindeki ağaçlar yüzyıllara şahitlik eder. Diğer ağaçlar daha çok gençtir.
Bu bilgileri büyük dedelerimiden edinmişimdir. Dumanlı Dedenin asker kökenli bir paşa olduğu, dedenin bulunduğu yerde şehit olduğu söylenmektedir. Dedenin bölglesindeki ağaçları Dumanlı köyleri ve diğer Kabaoğuz köylüleri asla kesmemişlerdir.

Daha önceleri Rum’ların güçlü olduğu dönemlerde Bavli ismindeki bir Rum’un anbar yapmak için bu ağaçlardan kestiği o zamanlar bir Rum köyü olan Dereköy’e götürdüğünü ve daha sonra hastalanıp rüyasında Dumanlı Dede’yi gördüğü, kesilen ağaçların geri getirilmesini söylediği, bu rivayete göre kesilen ağaçlar kağnılarla Dumanlı Dede’ye geri getirdiği rivayet edilmektedir.

Bu bilgilerin yazılı kaynağı olmadığı için, sözlü kaynaklara dayandırılarak, Dumanlı köyü halkından olan merhum Ali Dede’den, Kara İmamoğullarından Mutullah oğlu (Muderris Hoca) Hüseyin Erol’dan, Koca Mustafa oğlu Hacı Emin’den ve İsmail Hafız ve Dumanlı köyü eski Muhtarlarından Hacı Hasan’ın anlattıklarından derlenmiştir.

Ali Dede ve Müderris Hoca Efendiler 1.Dünya Savaşına ve İstiklal Harbine katılmış olup, her ikisi de gazi olarak köylerine geri dönmüşlerdir.

Yine Hacı Emin Efendi ise İstiklal Şavaşında Samsun bölgesinden Rum çetelerini bastırmak için gelen düzenli ordulara kılavuzluk yapmış, bu bölgeyi iyi tanıyan biri olarak bilge kişiliği ile tanınan biri olarak bilinmektedir.
Yukarı          
 
Gönderen:
Admin

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
07 Ocak 2016, Perşembe
09:35

Alıntı Yap: Admin

Şükrü hocam öncelikle yeniden hoş geldin diyor, seni kalben seviyoruz bunu bilmeni istiyorum. Her zaman söylerim her memleketin iyi kötüsü vardır ama bizden yaramaz adam pek çıkmaz diyorum. Memleketimle her zaman gurur duydum, beni tanıyan kişi şahsımla memleketimizi tanımak zorundadır. Ben çok gezen ve çok sıkta memlekete giden ve her memlekete gittiğimde gezerek bilgiler resim gibi konularda görüşmeler yapıyor bu konuda kendi cabamla büyük bir bilgi havuzum oluştu. Biz ne kadar memlekette uzakta olursak o kadar özle içindeyiz ama memleketin içinde olanlar kendi aleminde bizim gibi düşünmüyorlar. Siteyi açmam ve bu güne kadar gelmesinin sebebi de bizdeki bitmeyen bu memleket sevdasındandır. Birde memleketi yalan yanlış bilgi ve konularla internet ortamında tanıdanlara karşı bir atak, bir reddiye olarak siteyi devam ettiyor ve memleketimizin aslını buradan bilmeyenlere göstermek istiyorum.
Yukarı          
 
Gönderen:
ayhan dedeoglu

Yer:
Yalova

Tarih:
05 Ocak 2016, Salı
22:38

Alıntı Yap: ayhan dedeoglu

   
    GÜMÜŞHACIKÖYLÜ HEMŞERİLERİMİZİN BULUŞMA,TANIŞMA VE SOHBET SİTESİNİN TEKRAR HİZMETE GİRMESİNE SEVİNDİM. ALİ BEY YENİ DÖNEMİN HAYIRLI OLMASINI DİLERİM. DERVİŞ AVCİ KARDEŞİME SELAM VE SEVGİLER. ALİ ACAR 25 YIL ÖNCEKİ SANA YAPTIGI ZİYARETLERİ YAZMIŞ. BENİMDE AKLIMA KUMKAPIDA KAYIKLA GEZİNTİ YAPMAMIZ AKLIMA GELDİ. DENİZİN 60-70 CM ALTINDA GÖRÜNMEYEN BABA DİREGİNE KAYIKLA CARPTIGIMIZDA BATMA TEHLİKESİ ATLATMIŞTIK.
     TÜM GÜMÜŞHACIKÖYLÜLERE SECGİ VE SELAMLAR. SEVGİLER VARDIR KALPLERE SIGMAYAN , DOSTLUKLAR VARDIR HİÇ BİR ŞEKİLDE YIKILMAYAN..
Yukarı Mail: ayhandedeoglu@yahoo.com         
 
Gönderen:
Muhterem KAYA

Yer:
Ankara

Tarih:
05 Ocak 2016, Salı
21:35

Alıntı Yap: Muhterem KAYA

    


        YİNE Mİ NOSTALJİ DİYECEKSİNİZ ?

       Haklıısınız.Ama olaylar öyle gelişiyor ki ortak payda GÜMÜŞHACIKÖY olunca gelen bilgileri paylaşmazsak olmaz.
      Şu FACE çıktı iyi mi oldu kötü mü bilmem ?Ama iyi görür,iyi düşünür,iyi söylersen herhalde iyi olur.Yıllardır adresini izini kaybettiğin pek çok arkadaşla buluşuyorsun.Hasret gideriyorsun.anılar canlanıyor.
      İşte bu yazıyı da bir face buluşması ve yazışması dolayısı ile yazıyorum.
      1966-1973 yılları arası İlçemizde hakimlik yapan Halis KALELİ'nin oğlu Hacı Ali KALELİ ile özelden tanıştık ve yazıştık.O bana GHK ile ilgili bazı sorular ve kişileri sordu,bildklerimi cevaplandırdım.Onun anlattıkları ise ;
      Kürşad Selim ANKARALI,Ethem ANKARALI,Adnan ÇAKICI,Selim ÇEREZCİ,Özcan CİVEK Simitçi Tekin-Osman-Tubalar eski mahalle arkadaşları imiş.
       Rahmetli Eczacı Muzaffer Bey ile babası Halis bey yakın arkadaşlarmış.Bana çocuklarını sordu Muzaffer Bey.Ben sadece kendiisinin Eskişehir Mihalıççıklı,eşinin de Kayseri'li olduğunu çocuklarının hatırlamadığımı,ailenin hayat hikayelerinin de herkesçe malum olduğunu yazdım.
       45-50 önceden oğlu Bülent ÖZDOĞAN ,HACI ALİ BEYİN VE ABİSİ kADRİ BEYİ N ARKADAŞLARI OLDUĞUNU söyüyor.Bülent ÖZDOĞAN'ın İstanbul Daruşşafaka lisesinden sonra ABD gittiğini.
     Kadri KALLELİ'nin ABD de Philidepihia da bulduğunu Bilgisayar Mühendisliği tahsili yaptığını söylüyor.
      1980 li yıllarda iletişim kopuyor.
       Daha sonra Facade Brent ÖZDOĞAN VE kız kardeşine de Betül ÖZDOĞAN DEMİR olarak rastladığını mesaj attığını henüz cevap alamadığını söylüyor.
      Hakim Halis Bey 1995 de annesi de 2015 de vefat ettiğini söylüyor.Allah rahmet eylesin.
      Hacı Ali KALELİ Umman ve Libyada çalışmış ve memleketleri Çorum'a dönmüş.
      Mehmet Paşa İlkokulundan öğretmeni Perihan ANKARALI hocanımı ve okul arkadaşları Selim ÇEREZCİ-Mahmut TOKGÖZOĞLU-Özcan CİVEK beyleri unutamadığını,
      Abisi Kadri'nin öğretmeni ise Ahmet ANKARALI ağabeyimiz olduğunu ve Gümüşhacıköyü çok sevdiklerini ve unutamadıklarını yzamış.Bende sizlerle paylaştım.Eczacı muzaffer Beyin ve hakim Halis Beyin çocukları ile irtibatı olanlar katkı sağlarlarsa memnun olurum.Hoşca kalın

       



      
   
Yukarı          
 
Gönderen:
ŞÜKRÜ EROL

Yer:
Çorum

Tarih:
05 Ocak 2016, Salı
11:11

Alıntı Yap: ŞÜKRÜ EROL

Menderes bey,
Gümüşhacıköy tutkusu Gümüşhacıköy sevdası gurbette dahada artıyor.İnsan orada yaşamasa da olup biteni öğrenmek haberdar olmak istiyor.İnsanın doğduğu toprak,ilk aldığı nefes,gözünü açtığı ortam nere ise işte oranın özlemi nerde olursan ol aklından çıkmıyor.Ben 1959 da Eski adıyla Şıhlar yeni adıyla Dumanlı köyünden ayrıldım.56 senedir Çorum da yaşıyorum.İlimin ilçemin hatta köyümün adı bir yerde geçse gurur duyuyorum,olumsuz bir şeye de üzülüyorum.
Çorum'da bana memleket neresi denildiğinde İnanın hemen Amasya / Gümüşhacıköy diyorum.
Aslında Amasya ve Gümüşhacıköyle ilgili pek birşeyde bilmiyorum.Sadece akrabalarım var gittiğimde onları ziyaret ediyorm.Şimdi benim doğduğum yerde fırtınalar dönüyordur.Evlerin bacalarından çıkan çam ve gürgen odununun kara dumanı bile ayrı güzeldir.Kırtlama ile içilen semaver çayının ayrı tadı vardır.Ben nefes aldıkça oraları unutamam.bu köşede yazı yazan arkadaşlarımdan bir isteğim var kimin bilgisi varsa buraya Dumanlı köyünün tarihi ile ilgili bilgi yazsın. Çorum dan bu siteyi takip eden herkese bu soğuk gündesıcacık selamlar gönderiyorum. Şükrü EOL
Yukarı Mail: kabaoguz@outlook.com         
 
Gönderen:
Admin

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
05 Ocak 2016, Salı
10:42

Alıntı Yap: Admin

Menderes bey kardeşim öncelikle hoş geldin diyorum. Tamir vaziyetimiz biraz uzun sürdü, kaldığımız yerden devam ediyoruz. İnşallah hayırlı uğurlu olur, teşekkürler hacıköye selamlar.
Yukarı          
 
Gönderen:
Menderes Kırmızı

Yer:
GÜMÜŞHACIKÖY

Tarih:
05 Ocak 2016, Salı
00:19

Alıntı Yap: Menderes Kırmızı

Kaymakam:) sitenin tamiri bayağı uzun sürdü,herhalde parçası dışardan geldi,neyse yinede hoşgeldi sefa geldi iyikide geldi.Şimdilerde face'de GÜMÜŞHACIKÖY diye bir grup oluştu fena da değil bizde arada katılıp renklendiriyoruz,teknolojiyi iyi kullanan arkadaşlar da arada GÜMÜŞHACIKÖYLÜ NET. sitesinden anılarla dolu paylaşımlar yapıp katkıda bulunuyorlar,Her kim gümüşhacıköy için birşeyler yapmaya veya gümüşhacıköy'ü tanıtmaya gümüşhacıköy'lüler için yardımcı olmaya çalışıyorsa bizde gururlanıyoruz.Herkeze mutlu huzurlu sağlıklı hacıköy geleneklerini unutmadan unutturmadan yaşamayı diliyorum.Hepinize iyi geceler...
Yukarı          
 
Gönderen:
Ali Acar

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
04 Ocak 2016, Pazartesi
09:46

Alıntı Yap: Ali Acar

           Yeni yıla giriş yaptık, içinden 4 günüde bugün itibarıyla yedik zaman çok tez geçiyor. Beklentilerimiz için, beklenen zamana ulaşmakta önümüzdeki günlerin bir an evvel geçmesini istiyor. Beklenen an geldiği zaman isteklerimizin beklentilerimizi karşılamadığını görüyoruz. Çocukluk dönemimizde zaman daha uzun gibi geliyor bana. Sabah erkenden kalkar, yerine göre tarlada, yerine göre diğer işlerde çalışır ve bu çalışma öyle böyle değil adate bütün bedeninle iş ile mücadele ederek yorularak çalışırsın. Mesai bitimi mahallede arkadaşlarınla top oynarsın, akşam kahvehaneye çıkar, oyunlar oynar, sohbet edersin, gece geç saatlerde eve dönersin ve yarın aynı şekilde bu hayat devam eder giderdi. Zamanı bu güne endekslediğin zaman bu günün hesabına göre bir haftalık yaptığın işin tamamını bazen bir günde yapar ve yorulduğunu, dinlendiğini, yediğini, içtiğinin, eğlendiğinin bütün zevkini alırdın. Şimdi hayatımızda bütün her şey sanal hal almış ve bu durumda seyrediyor. Yeni giren yılımızın hareketli, bereketli, güzellikler ve sağlıklı bir şekilde geçmesini diliyorum.     
Yukarı          
 
Gönderen:
Ahmet Bilir

Yer:
İstanbul

Tarih:
01 Ocak 2016, Cuma
16:12

Alıntı Yap: Ahmet Bilir

Yeni yılın tüm insanlığa mutluluk ve huzur getirmesi temenisini diliyorum.
Yukarı          
 
Gönderen:
ADMİN

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
31 Aralık 2015, Perşembe
21:38

Alıntı Yap: ADMİN

         

TÜM HEMŞEHRİLERİMİZİN YENİ YILINI KUTLUYOR, YENİ YILIN MUTLUK, SAĞLIK VE GÜZEL GÜNLER GETİRMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM

Site Admini : Ali Acar     
Yukarı          
 
Gönderen:
Berç Sözüdoğru

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
31 Aralık 2015, Perşembe
20:32

Alıntı Yap: Berç Sözüdoğru


     2016 yılının İlçemiz, ülkemiz ve dünya insanlarına sağlık.mutluluk ve huzur dolu günler getirmesini dilerim.
Yukarı          
 
Gönderen:
Eski Kış Günleri

Yer:
İstanbul

Tarih:
31 Aralık 2015, Perşembe
11:34

Alıntı Yap: Eski Kış Günleri

Anılarda kalan eski kış günlerinde kış mevsiminde kar yardığı zaman ilçe merkezinde 30-40 cm kar yağar, yükseklere ise 50-60 cm kar yağardı. Kış mevsimi kendini iyiden iyiye hissettirir. Evdeki ve gündelik hayatımız ona göre dizayn edilirdi.


Çocukluk dönemimizde ilçemizde, birkaç gün sonra yerlerde kar sertleşir, iniş yokuşlu yerlerde kızak kaymak için yerler yapılırdı. Hatta kızak kaymak için akşamdan su dökülen yerler gece buz tutmasını sağlar böylece kayacak zemin oluşurud.

Bizim çocukluk dönemimizde kızaklar, tahtadan yapılır, altına pencere kapaklarında kullanılan pencereyi açmak kapamak için kullanılan demir malzeme, balık sırta demirin kızakların altına yerleştirilmesiyle kızakla kayılacak hal alırdı. Eline aldığın kızağı hız alarak yere vurduğun gibi üstüne oturur ve kızağın önünü tutarak, kızağa yön vermek için ayaklarını kullanmak insana büyük zevk verirdi.

Mahalle aralarında bulunan çocuklar nerede kayılacak yer varsa herkes oraya toplanır kızak yarışları yapılırdı, yine o dönemlerde başlı başına kızakla kayılacak yerler arasında, Adatepe mahallesinde eski askerlik şubesinin karşısındaki sokak kızak kaymak için zemin olarak çok uygundu. Caddenin başından kızağı vurdum mu, kayarak çayın üstündeki köprüyü geçerek çayın öbür kenarındaki alana kadar kayardık.

Artıkabat mahallesinde ucuzun bayır denilen sokakta iyi kızak kayılırdı. Bayırın başından vurula kızak yine kuruçayın üzerindeki köprüyü geçerek çeşme vardı oraya kadar kayardık.
Ülkü ilköğretim okulu önünde, kuruçayın kenarına doğru Kızık kayılan yer vardı. Kızağı vurdummu zaman, Maraşlının evin önünde tahta köprü vardı oraya kadar kızak giderdi.
Eski haliyle Kökcü’nün Ali’nin evinin önündeki Arnavut kaldırım döşeli sokağın başında Nafız Ulukuşların ve Gevheroğluların evi vardı buradan kızağı vurduğun zaman çayın üstündeki köprüden geçtiğin gibi kayınpınarı çeşmesinin yanına kadar giderdik.
Cumara camisi yanında bulunan sokağın başından kızağı vurduğun zaman, kabalak pınarına kadar kayarak gelirdik. Tabiî ki kızakları olanlar şanslıydı, kızakları olmayanlar arkadaşından emanet alarak kayardı.

Birde kızak kayılarak alanlar oluştururken, her zaman olduğu gibi uyumsuz ve huysuz mahalle sekinlerinden bay ve bayanlar, kızakla kayılan yerlere soba külü dökerek eritir kayılacak alanları bozardı. O zamanlar eldivenler o kadar yaygın olmadığı gibi eldiven yerine ellerimize çorap takarak kar topu oynar, ellerimizi soğuktan korurduk.

Kışın en zevkli anı ise soğukta oynadıkdan sonra eve geldiğimizde güldür güldür yanan soba kenarında, sobanın borusuna elimizi değdirir çeker, fırınlarda yapılan somun ekmeğinin dilimi üzerine sürülen sana yağının üzerine toz şekeri ekerek yenmesi bambaşka olurdu.

Yine kış günlerinden çarşıya yansıyanlar ise, köprü başında balık satışının yapılması, kasa ve odunlar yapılarak ızgara üstüne balıkları dizer balık kokusu çevreye yayılırdı. Kış aylarında satılan meyveler arasında mandalina, portakalın önemli bir yeri vardır. Hiç unutmuyorum, köprübaşında portakal yüklü bir kamyonun çay uçtuğunu görmüştük hacıköyde ise herkes bunu izlemeye gelmişti.

Kış aylarının bir diğer özelliği ise soğuk kış günlerinde sobalarda odun yakılmasıdır. Odunculuk sektörünün en kapsamlı satıcısı Sarayüzü köylüleridir. Mahalle başlarında sokak aralarında eşek ve atlar da yüklü odunları satan oduncular alıcılarını beklerdi.

Gümüşhacıköy ilçemizde eski kış günlerine dair söylenecek bir çok şey var ama benim aktaracağım bu kadar. Şimdilerde ise ne eski günler, nede eski insanlar kaldı bizlerde eskimeye başladık, her şeyin eskisi gibi bizde anılarımızla yetineceğiz.
Yukarı          
 
Gönderen:
Admin

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
30 Aralık 2015, Çarşamba
09:41

Alıntı Yap: Admin

Değerli arkadaşım Derviş bey, ey gidi eski günler diyorum. Geçenlerde Bağcılar da senin ikamet ettiğin evin bitişiğinde bir bankada işimiz vardı. O eski günler aklıma geldi. 1990 yılında ilk İstanbul a geldiğimde,telefonlaştık seni Hasköy Karakolunda buldum orda görüşmemiz oldu. Daha sonra Beyoğlu merkezdeki işyerinde ziyaret etmiştim. O zaman bilmediğimiz gazetelerden ve televizyonlardan izlediğim kadarıyla Beyoğlu İstiklal Caddesini, bir akşam üzere bana gezdirmiştin. Hatta ben sana dedimki bu beyoğlundaki gece külüpleri nasıl bir şey bana gösterirmisin dedim. Beni dar bir sokaktaki külüp 74 isimli bir gece külübüne soktun, dar bir kapı karanlık ortam yanan dönen ışıklar, hemen kulağına eğildim beni buradan hemen çıkart demiştim. O caf caflı İstanbul gecelerinden İstiklal caddesi sokaklarında beni gezdirmiştin. 25 yıldır içindeyim şimdi hiç oraları mera etmiyorum. Ah o eski günler diyorum.

Dervişciğim tekrar teşekkür ediyorum. Konya ya selam ve sevgilerimi sonuyorum.             
Yukarı          
 
Gönderen:
Admin

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
30 Aralık 2015, Çarşamba
09:33

Alıntı Yap: Admin

Bizleri Almanya dan takip eden sevgili hemşerimiz Adnan Dönmez beye teşekkürlerimizi sunuyoruz. Adnan bey kardeşim yazınızda bahsetmiş olduğunuz boyacı Nail, sakar eczacı Muzaffer bey, Adetepeli komiser Hüseyin beyle ilgili bilgiler ve derlediğimiz konular vardır.

Almanya ya kucak dolusu selamlar gönderiyor. Her nerede hacıköylülük ruhu yaşıyor ve yaşatılıyorsa biz onlarla beraberiz.       
Yukarı          
 
Gönderen:
DEVRİŞ AVCI

Yer:
Konya

Tarih:
29 Aralık 2015, Salı
21:34

Alıntı Yap: DEVRİŞ AVCI

Ali kardeşim sitemizi başlattığın için teşekkürler.Hem senin sayende memleketimizde neler oluyor öğreniyoruz.Ayrıca üzerimize düşen bir görev olursa her zaman emrindeyiz.Bu sayede tüm hemşerilerime ve sevdiklerimize selam olsun Allaha emanet olun.
Yukarı          
 
Gönderen:
adnan dönmez

Yer:
Yurt Dışı

Tarih:
29 Aralık 2015, Salı
20:03

Alıntı Yap: adnan dönmez

güzel hosuma gitti almanyadan takip ediyorum memleketimi ama bazi eksiklikler var boyaci nail yok deli eczaci yok deli komser adatepeli hüseyin yani oda yok haberde
Yukarı Mail: adnan-05@hotmail.com         
 
Gönderen:
Admin

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
28 Aralık 2015, Pazartesi
13:41

Alıntı Yap: Admin

Konya dan bizi takip eden Dr. Sehat Bayburt beye teşekkür ediyoruz. Konya ya sevgi ve selamlarımızı gönderiyoruz.
Yukarı          
 
Gönderen:
Dr.Serhat Bayburt

Yer:
Konya

Tarih:
28 Aralık 2015, Pazartesi
11:53

Alıntı Yap: Dr.Serhat Bayburt

Başta Sayın Ali Acar olmak üzere bu sitenin yapımında ve geliştirilmesinde emeği olan herkese teşekkür ederim.
Yukarı Mail: srhtbybrt@gmail.com         
 
Gönderen:
Admin

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
25 Aralık 2015, Cuma
09:15

Alıntı Yap: Admin

Değerli Şükrü hocam hoş geldiniz, Çorum da hava her ne kadar soğuk olsa da sizin sıcaklığınızı taaa İstanbuldan hissediyorum.Hoş geldin sefa geldin güzel günler güzel haberlerde buluşmak dileklerimle. Çoruma selam ve sevgiler gönderiyorum.
Yukarı          
 
Gönderen:
ŞÜKRÜ EROL

Yer:
Çorum

Tarih:
25 Aralık 2015, Cuma
08:28

Alıntı Yap: ŞÜKRÜ EROL

Nihayet sabahları açıp memleket havası kokladığımız sitemiz faaliyete geçmiş.Artık dostları görme imkanımız olacak.Bu gün Çorum da kapalı ve soğuk bir hava var.Bu soğuk havaya ramen dostlukların sıcak kalması dileklerimle Cumanızı tebrik eder, Hayırlıgünler,hayırlı işler helalinden bol kazançlar dilerim.Çorum dan selamlar Şükrü EROL
Yukarı Mail: kabaoguz@outlook.com         
 
Gönderen:
Admin

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
24 Aralık 2015, Perşembe
09:13

Alıntı Yap: Admin

                                              
Aliciğim teşekkür ediyorum. İçinde bulunduğumuz şu günlerde memleketimizin milletimizin her günden adaha çok birlik ve beraberliğe ihtiyacı bulunuyor.Bu istek ve temennilerle hacıköyümüzün dünyaya açılan penceserini yeniden hizmete açmış bulunuyoruz. Ben buradan bir şey daha öğrendim site kapalı olduğu halde yüzlerce kişi ziteye giriş yapıyor. Site konusu bizi aştı, Allah ömür verirse gittiği yere kadar götüreceğiz bu site hacıköylülere mal olmuş bir site olduğunu anladım.

Saygı sevgi ve hürmetlerimi tüm hacıköyülere sunarken, hacıköylülük ruhu her nerede yaşıyor yaşatılıyorsa bunları yapanlara teşekkür ediyorum.

Sevgi ve sağlıcakla kalın.
                                                                     
Yukarı          
 
Gönderen:
Ali Turgut

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
23 Aralık 2015, Çarşamba
20:39

Alıntı Yap: Ali Turgut

Site bakımı uzun sürdü. Site kapalıyken sanki memleketimiz kapalı gibi oluyor.
Yukarı          
 
Gönderen:
Admin

Yer:
İstanbul Avrupa

Tarih:
23 Aralık 2015, Çarşamba
20:18

Alıntı Yap: Admin

ilgi ve alakanıza çok teşekkür ediyorum Muhterem abi, Ankara ya selamlar.
Yukarı          
 
Gönderen:
Muhterem KAYA

Yer:
Ankara

Tarih:
23 Aralık 2015, Çarşamba
16:49

Alıntı Yap: Muhterem KAYA

      

        Sayın
                  Ali ACAR

        Gümüşhacıköy dışındaki hemşehrilerimizin memleketten haber alma imkanı elde etmeleri konusundak özverinize teşekkür ediyorum.
        Sitenin desteklenmesi herkesin görevidir.
Başarı ve sağlık dileklerimle hayırlı kandiller,iyi yayınlar
Yukarı          
 
Gönderen:
Deneme

Yer:
Diğer

Tarih:
03 Mart 2013, Pazar
11:32

Alıntı Yap: Deneme

Deneme       deneme   
Yukarı          
 
Toplam Kayıt Sayısı: 235 Toplam Sayfa Sayısı: 5
[««] [«]1.2.3.4. 5. 
Gümüşhacıköylü.net
ANA SAYFAYA DÖN