SİTEYE ÜYE OL 
Genel Bölgeden Güncel Röportaj İçimizden Biri Sanatkarlarımız Esnaflarımız Spor Vefat İz Bırakanlar İlçemiz İlimiz
HEMŞERİMİZ PROF.DR.AHMET HAKKI TURABİ HOCAMIZ
HEMŞERİMİZ PROF.DR.AHMET HAKKI TURABİ HOCAMIZ
Hemşerimiz Prof.Dr. Ahmet Hakkı Turabi ile İttifak gazetesinde röportajı

Tarih: 8.9.2019      Okunma: 102     Haberi Yorumla    Haberi Yazdır        Haber : Ali Acar 
 


 

 

SİTEMİZ SOSYAL MEDYA ADRESLERİ

Türkiye’de Dini Türk Musikisi’nin otoritesi şahsiyetlerden, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk Din Musikisi Anabilim Dalı Başkanı Gümüşhacıköy’lü hemşerimiz olan Prof.Dr. Ahmet Hakkı Turabi ile İttifak Gazetesi’nin yapmış olduğu röportajı 03 Eylül 2019 Salı tarihli Aktüel bölümünde Amasya ve musiki başlıklı bir sohbet gerçekleştirilmiştir.

İlk mûsikî eğitimimiz, doğduğum evde aile içerisinde başladı diyebilirim. Zira Kâdirî Meşâyıhından “Keçeci Hoca” ismiyle bilinen dedem Mehmet Turabi’nin (ö. 1976) zengin bir dînî mûsikî repertuarı vardı ve bu eserleri seslendirirdi. Hatta elimizde kendi sesinden okuduğu üç ilahi kaydı mevcuttur. Rahmetli babam Mehmet Ali Turabi’nin (ö. 2014) hem mûsikî kabiliyeti vardı, hem sesi çok güzeldi; zengin bir şarkı repertuarına sahipti; en önemlisi de Amasya Mûsikî Cemiyeti’ne devam etmişti. Gerek radyodan gerekse getirttiği kasetçalardan dönemin yeni çıkan kasetlerini dinler ve dinletirdi. Türk Müziği zevkimiz dînî yönden dedem vesilesiyle, şarkı yönünden babam vesilesiyle şekillenmiştir. Annem ise başta ramazan ayına mahsus olmak üzere yerel ilahileri bilir ve okurdu. Ailemizde mûsikî ile meşgul olan başka biri olmadı. İlkokulda öğretmenim Abdülkadir Yörük bize pek çok marş ve kahramanlık türküleri öğretti. Gümüşhacıköy İmam Hatip Lisesi’nde ise saygıdeğer hocam Mehmet Özden tarafından kurulan ve bizzat yönettiği ilahi koromuz vardı. 7 yıl boyunca hocamızdan çok güzel eserler meşk ettik. Mübarek gün ve gecelerde, ilçemiz ve mücavir köylerde bu koro aktif görev yapardı. Hocam Mehmet Özden hâlâ hayattadır, Rabbim uzun ömürler versin. Korodaki arkadaşlarımız genelde Diyanet İşleri Başkanlığı’nda farklı görevler aldılar. Çocukluğumdan itibaren en büyük hayalim, kanun çalmak olmuştur. İlçemizde bu anlamda imkânlarımız olmadı. Geriye dönüp baktığımda, Gümüşhacıköy’de değil de Amasya merkezde yaşamış olsaydık müzik eğitimimiz ve müziğe hizmetimiz müsbet anlamda daha farklı olurdu. Amasya ilmin ve aşkın merkezi Amasya ve mûsikî kelimeleri yan yana gelince sizde ne türden çağrışımlar oluşturuyor? 

Amasya, ilmin ve aşkın merkezi. Mûsikî ise aşkın ta kendisi olup; aşk, kendisini ancak mûsikî ile ifade edebilmiştir. Aslında bu meyanda “men arefe nefsehû, fekad arafe Rabbehû” (Kendini bilen, Rabbini bilir” sırrının tecellilerini Amasya’da görebiliriz. Amasya’da herkes kendisini bilir. Zira ilim merkezlerinin başında gelen Amasya’da herkes kendini bilir ve dolayısıyla Rabbini tanır. Rabbini tanıyan birinin O’na âşık olmaması mümkün değildir. Hz. Mevlâna buyurur ki “aşk ister o cihetten ister bu cihetten âkibette bizim tarafa meyleder”. Büyüklerimiz bunu “Leylâ’dan Mevlâ’ya geçiş” olarak da isimlendirmişlerdir. Amasya’da “Ferhat İle Şirin Aşk Müzesi”nde de bu tema işlenmiştir.  Amasya’da pek çok mûsikî üstadı yetişmiş. II. Beyazıt, Çelebi Mehmet ve Korkut, Hızır Ağa, Vardakosta Ahmet Ağa, Amasyalı Şükrüllah, Keçeci Hoca, Kutlu Payaslı, Sadun Aksüt,

Mahmut Oğul, Özgen Gürbüz, İrfan Özbakır, Burhan Özbakır, Giriftzen Asım Bey, Asım Kemeroğlu, Mehmet Kemeroğlu, Ahmet Hakkı Turabi, Osman Yıldız, Fatih Koca, Osman Akbaş ve Aslan Demir Amasyalı mûsikî üs- tadlarından evvelemirde isimlerini zikredebildiklerimiz... Mûsikî ile coğrafya arasında nasıl bir ilişki vardır ki şehzadedeler şehrinden böylesi üstadlar neş’et etmiştir? Amasya asırlar boyunca ilim ve sanat merkezi olmuştur. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki Amasya, sadece Osmanlı döneminde değil asırlar öncesinden ilmin ve sanatın merkezi olmuştur. Dolayısıyla konuya dönemsel değil coğrafi açıdan açıklık getirmek gerekir. Zira Amasya’nın Milat’tan önce 5000 yılına kadar uzanan oldukça zengin bir tarihi vardır. Tarih boyunca hemen her devletin en önemli merkezi olarak tarih sahnesinde yer alan Amasya, aynı zamanda her devletin ilim adamlarının ve sanatçılarının da tabii olarak yaşadığı ve ilim-sanatlarını idame ettikleri bir coğrafya olmuştur. İlmin ve sanatın  mayalandığı şehir Amasya İlmin ve sanatın mayalandığı şehir olan Amasya, başta Selçuklu olmak üzere bil- hassa Osmanlı döneminde de Anadolu’nun yine ilim ve sanat başkenti olmaya devam etmiştir. Coğrafi konumu ve insanının özellikleri açısından şehzâdeler için mükemmel bir çıraklık mekânı olan Amasya’da on iki Osmanlı şehzadesi görev yapmıştır. Bunlardan beşi tahta çıkamamış ama yedisi tahta çıkmıştır. Şehzadelerle birlikte Amasya’ya gelen şehzadelerimizin ilim ve sanat hocaları, sadece şehzadelerimize değil aynı zamanda Amasya halkını da eğitmiştir. Bu eğitim öğretimin doğal bir sonucu olarak Amasya’da pek çok âlim ve sanatkâr yetişmiştir. İnsanının ilme ve sanata olan duyarlılığı, kabiliyeti ve aşkı da bu duruma verilen en önemli doğal katkıdır. Gümüşhacıköylü Keçeci Hoca’nın Amasya mûsikîsine yönelik hizmetlerine ve ilahilerine değinir misiniz? “Keçeci Hoca” lâkabıyla bilinen dedem Mehmet Turabi, 1881 senesinde Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde doğmuş, 1976 senesinde yine aynı ilçede vefat etmiştir. Gümüş nahiyesinde bulunan Halîliye Medresesi’nde aldığı eğitimini, Gümüşhacıköy İdâdîsi’nde tamamlamıştır. 1972 se- nesine kadar ilçenin farklı camilerinde imam-hatip olarak ilçe hal- kının dînî hayatına katkıda bu- lunmuştur. Diğer yandan Kâ- diriyye Tarikatının Hâlisiyye kolundan Sivaslı Mûr Ali Baba’nın oğlu Şeyh Seyfeddin Efendi’nin Amasya Halifesi olarak tekkelerin kapatıldığı 1924 senesine- kadar Gümüşhacıköy’de “Tekke Camii” olarak bilinen tekkesinde dervişleriyle birlikte meydan açmış ve burada tasavvufî irfânın gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Keçeci Hoca sesinin güzelliğiyle birlikte aynı zamanda hattat olarak da tanınır. Keçeci Hoca’dan günümüze üç adet ilahi intikal etmiştir: Uşşak İlahi “Aşk- ı nigâr kandedir”, Segâh İlahi “Mest ü hayrânım” (Söz: Ahmed Kuddûsî Hz.), Hüzzam İlahi “Demedim mi?” (Söz: Ahmed Sûzî Hz.) bu eserler tarafımızdan “Amasya İlahileri 1” ve “Turabi İlahiler” isimli albümlerde seslendirilmiştir. (Keçeci Hoca hakkında geniş bilgi için bkz. http:// isam- veri. org/pdfdrg/ G00310/2017/2017_TU- RABIAH.pdf ) 

Sarayın Amasya mûsikîsine etkileri nasıl olmuştur?  Aslında az önce değindiğimiz üçüncü sorunun cevabının devamı olarak şunu ilave edebiliriz.  Tabii ki, buyurunuz hocam... Şehzadelerimizle birlikte gelen sanatçılarımız İstanbul’da sarayda icra edilen müziği Amasya’ya getirmişlerdir. Bundan dolayıdır ki Amasya merkezde Klasik Türk Müziği hâkim olmuş ve bu zevk bir müddet sonra kalıcı hale gelmiştir. Halk müziğimiz ise daha çok ilçelerde ve köylerde varlığını sürdürmüştür. 

Gayrı resmi kuruluşu 1908 resmî kuruluşu 1913 olan Amasya Mûsikî Cemiyeti’nin şehrin mûsikî anlayışına yönelik ürettiği katma değerler için neler söylemek istersiniz?  Amasya’da sürgüne gelen Giriftzen Asım Bey, gayrı resmi olarak Amasyalı sanatçılarla meşk yapmaya başlar. Gayrı resmi olarak başlayan bu meşkler, resmiyete bürünmeden Giriftzenin sürgünü bitiyor ve İstanbul’a dönüyor. Amasya’dan İstanbul’a giden bir ekibin ricasıyla Hulusi Tiryaki’nin başkanlığında bir cemiyet kurulmasına karar veriliyor. Giriftzen Asım Bey’in sürgünden sonra ihtiyârî olan Amasya hayatında cemiyetin onursal başkanı olarak göreve devam ettiğini biliyoruz. Giriftzen Asım Bey, Hayatı ve Eserleri adıyla yaptığımız araştırmamız Amasya Belediyesi Kültür Yayınları’ndan 2017 yılında yayımlandı. Daha detaylı bilgileri, belgeleriyle birlikte bu araştırmamızda yazdık. 

Düzenli konserler vermeye başlayan cemiyet, Mustafa Kemal Atatürk’e dahi konser veriyor. Bu halk konserleri, gördüğü iltifata binaen daha düzenli bir hale getirilmiştir; hatta bu gelenek Amasya’da dînî, sanat ve halk müziği konserleri şeklinde devam etmektedir. İşte bu meyanda icra edilen Klasik Türk Müziği repertuarı, halkın da müzik zevkini şekillendirmiş ve müzik kültürünü oldukça üst seviyelere taşımıştır. Diğer yandan cemiyette verilen çalgı dersleri, Amasyalı gençleri, zengin Türk müziğimizin dünyasıyla tanıştırmış ve bu eğitimöğretimden pek çok sanatçı yetişmiştir. İşte saray mûsikîsi Amasya şehir merke- zinde klasik Türk Sanat Müziği olarak yerini daha da sağlamlaştırmıştır. 1980’ler- de mûsikî cemiyeti, Belediye Kon- servatuarı’na tahavvül etmiştir. Belediye konservatuarında sanat müziği başta olmak üzere korolar teşekkül etmiş, müzik nazariyatı ve Türk Müziği sazları eğitimi verilmeye devam etmiştir. 1996’dan itibaren Tasavvuf Mûsikîsi de konservatuarın bölümlerinden biri olarak eğitim vermeye başlamıştır. 

Amasya Mûsikî Cemiyeti ve Büyük Ağa Medresesi ve Kuran Kursu bağlamında Amasya’da cami mûsikîsini nasıl ele almak gerekir? Doç. Dr. Fatih Koca’nın konuyla ilgili güzel ve oldukça faydalı bir makalesi vardır. Büyükağa Medresesi, İstanbul’dan gelen âlim ve sanatçıların faal oldukları çok önemli bir merkezdir. Zira İstanbul camilerinde icra edilen cami mûsikîsi tavrı, onlarla birlikte Amasya camilerinde de uygulanmaya başlamıştır. Amasya’da başta Kur’ân-ı Kerîm tilaveti olmak üzere ezanlarda, salâlarda, temcidlerde ve mevlid merasimlerinde İstanbul tavrının büyük önemi ve ağırlığı vardır. Bu meyanda Büyükağa’dan yetişen hafız mûsikîşinaslarımız da bu geleneği yaşatmışlar ve hâlâ devam ettirmektedirler. Doç. Dr. Fatih Koca, Hasan Kazancı, Ahmet Bilen ve pek çok hocalarımız bu kutsal kurumun en önemli meyvelerindendir. 

Amasya Belediyesi’nin düzenlemekte olduğu Altın Elma Beste yarışmalarının Türk müziğine katkılarını değerlendirir misiniz? 14. Altın Elma Beste Yarışması 2018 yılının eylül ayında gerçekleştirilmiştir. Bunlardan ilk beşini Amasya Valiliği, son dokuz tanesini de Amasya Belediyesi gerçekleştirmiştir. Bilhassa son yarışmalar, TRT ile yapılan protokol çerçevesinde iki kurumun işbirliğiyle düzenlenmiştir. Gönderilen eserler TRT repertuar kurulu tarafından ön elemeye tabi tutulmuş, finale kalan 10 beste ise TRT Müzik kanalından yapılan canlı yayında büyük jüri tarafından değerlendirilmiştir. Türk Müziğinin Oscar’ı Bu yarışma Türk Müziği camiasında “Türk Müziğinin Oscar’ı” olarak anılmaktadır. Yeni bestelere yeni sanatçılara yol açmış, Türk Müziği neşesini ve zevkini canlı tutma, teşvik sadedinde oldukça önemli bir yere sahip olmuştur. Ülkemizde en uzun soluklu devam eden bu yarışma, maalesef bu yıl düzenlenmemiştir; ümidimiz aynı şevk ve profesyonellikte devam etmesidir. Zira İstanbul Saray Müziğinin Anadolu’daki uygulama merkezi olan Amasya’da bu yarışmanın düzenlenmesi ayrıca manidardır. Zira Türk Müziğinin farklı etkilerle yozlaştığının konuşulduğu son günlerde bize ait olan geleneksel Türk Müziği’ni koruma ve gelecek nesillere bunu taşıma anlamında çok güçlü bir etkisi vardır Altın Elma Beste Yarışması’nın. Kaç beste geliyor? Bu yarışmaya her sene ortalama 650 beste müracaatı olmaktadır. Bu bestelerden ortalama 80 tanesi TRT reperuarına girmektedir. 

Jüriden de bahsedermisiniz? Jürinin tamamı ülkenin tanınmış ve Türk Müziği’ne hizmeti olan Amasyalı sanatçılardan oluşmaktadır: Sadün Aksüt, Kutlu Payaslı, Hüsamettin Olgun, Turhan Taşan, Özgen Gürbüz, Mahmut Oğul, Ah- met Hakkı Turabi, Osman Akbaş. Aynı zamanda eserler, Ahmet Hatiboğlu, Alaeddin Yavaşca, Ali Şenozan, Amir Ateş, Melihat ve Necip Gülses, Ayşe Taş ve Zekai Tunca gibi alanının uzmanları tarafında değerlendirilmiştir. 

Zamanımızda Türk tasavvuf mûsikîsinde yeni beste yapacak gençler var mı? 

Olmaz mı? Tabii ki var hem de ziyade- siyle. Zira tekke mûsikîsi olarak daha doğru ifade edebileceğimiz tasavvufî mûsikî, kişinin bâtını ile zâhirini bir ve doğru kılma çabası olan tasavvufun sesli halidir. Dolayısıyla kişinin nefsiyle yaptığı mücâhede devam ettiği müddetçe bunun mûsikîsi de bitmeyecektir. Her yeni iman dolu kalp, farklı bir ses, yeni bir nefes demektir. Herkes kabında ne varsa onu ikram eder; ikram edebilmek için öncelikli kabı doldurmak gerektir. Muhabbetullah ile dolu olan kalpler her daim artarak devam eder ve buna paralel olarak yeni sanatçılarla birlikte yeni besteler de ortaya çıkar; nitekim çıkmaktadır da... Marmara Üniversitesi Tür Din Mûsikîsi Bilimdalı yüksek lisans ve doktora programlarımız tüm profesyonelliği ve kalitesiyle devam etmektedir. Ülkemizde dini mûsikî sahasında müstakil olarak devam eden yegâne bu programa gençlerimizin iltifatı had safhadadır. Hatta pek çok zaman tüm müracaatlara yeteri kadar cevap veremiyoruz. Bu programlarda ülkemiz İlahiyat Fakülteleri’nin dini mûsikî hocalarını akademik bir donanımla yetiş- tirmeye gayret ediyoruz. 1988’den beridir devam eden programlarda günümüze kadar 35 doktora, 100 yüksek lisans tezi araştırması tamamlanmıştır. 


h A B E R E  Y o r u m  Y a z

                                                Bu Haberlere Yapılan Yorumlar  (  0 )

Tüm Yorumlar

 

GHK ORTAOULU ESKİ MÜDÜRÜ İSMET KÖPRÜLÜ

 Muhterem KAYA

. . .
ÖLÜMÜ ÖLDÜRMEK (ŞEB-İ ARÛS)

 Prof.Dr.Safi ARPAGUŞ

. . .
SABIR SELAMET VE ZAFER

 Muzaffer TAŞDEMİR 

. . .
İLÇEMİZDE ESKİ BAĞ KÜLTÜRÜ

 Berç SÖZÜDOĞRU

. . .
KENDİSİ OLABİLME KEDİSİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK

 Nafiz  ULUKUŞ

. . .

Rıza Abinin Arkasından

 Rıza ŞENTÜRK (Çığır)

. . .
BATICILAR VE DİNDE REFORMCULAR

 Siyami  AKYEL

. . .

BAĞ-KURLULARA MÜJDE!

 Oğuzhan DÖĞEN

. .
KUTLU DOĞUM HAFTASI

 Şükrü  EROL

. .
HAYATIN CİLVESİ, KADER

 SELEME ACAR

. .
PKK GİDİYOR DİYE ÜZÜLMEYİN

 Ahmet Mehmet SALİHLİ

. .
MESEL ANLATICILAR

 Av.Mahmut Tokgözoğlu 

. .
12 EYLÜL ÖNCESİ VE SONRASI

 Mustafa  TURGUT

. .
İLÇEMİZ TARİHİ MİNİ ÇARŞILARINDAN

 Ali ACAR

. .

 
Genel Haber
Bölgeden Haber
Güncel Haber
Hayatın İçinden
İçimizden Biri
Sanatkarlarımız
Esnaflarımız
Spor
Siyaset

İz Bırakanlar
Röportaj
Sizden Gelenler
Gurbettekiler
Haberiniz Var mı?
Özlü Sözler
Resimlerde Anılar
Eski Meslekler
Kurum Kuruluşlar

Kültür ve Etkinlikler
İlçemiz
İlimiz
Köylerimiz
Mahalle Muhtarlarımız
Anket Sonuçlarımız
Duyuru
Vefat
  Anasayfa

Ziyaretçi Defteri
Foto Galeri
Sohbet
Arşiv

         Sitemizdeki tüm haber ve araştırmalar site editörlerine aittir. İzinsiz kesinlikle kullanılamaz.

                               gumushacikoylu.net@gmail.com

Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler

Siteye Hangi İl ve Ülkeden Giriliyor İzlemek İçin
Amasya, Gümüşhacıköy, Hacıköy, Hacıköylü, Gümüşhacıköyden Resimler, Gümüşhacıköy Haber, Sohbet ve Anılarda Gümüşhacıköy, Ali Acar, Hokumet, Hukumet, Hükümet, Radyo, Gazetesi, Tv, Gümüşhacıköy Resimleri, Gümüşhacıköyden Fotoğraflar,Gümüş, Gümüşhacıköy, Köyü, Gumus, Merzifon, Suluova, Kabaoguz, Kabaoğuz, Gümüşhacıköy Turna Bağlar, Kabaoğuz Şenlikleri, Köprülü Mehmet Paşa Camii, gümüşhacıköy bedesteni, gümüşhacıköy saathanesi, leblebi, gümüşhacıköy hamamı,Gümüşhacıköy Keşkek, Cumara Mahallesi, Adatepe Mahallesi, Ulubel Mevkii, ulubel, keltepe mevkii, hacıyahya mahallesi, saray mahallesi, artıkabat çay mahallesi, kilise, beylik çayırı, taşköprü, amasyakent.com, kabaoguz.net, amasya platformu amasyaplatformu