SİTEYE ÜYE OL 
Genel Bölgeden Güncel Röportaj İçimizden Biri Sanatkarlarımız Esnaflarımız Spor Vefat İz Bırakanlar İlçemiz İlimiz
MESEL ANLATICILAR
MESEL ANLATICILAR
Sitemiz yazarlarından Av.Mahmut Tokgözoğlu tarafından kaleme alınmış bir yazı

Tarih: 29.03.2015      Okunma: 2038     Haberi Yorumla    Haberi Yazdır        Haber : Av. Mahmut Tokgözoğlu 
 


 

 

SİTEMİZ SOSYAL MEDYA ADRESLERİ


Eskide zaman nasıl geçerdi, meslekler nelerdi? Buna dair pek çok hatıra ve isim var sitede. Hacıköy’ün geçmişteki ahvali, defaten ve en iyi şekilde şerhedildiğinden, evvelce yazılanları tekrar ile emeğe saygısızlık, okuyanlara yorgunluk vermek istemem.

 

Yazının konusu Hacıköy’deki menkıbe  (-hikaye) anlatıcılarına dair bir iki hatıra. Elektrik, radyo bir tarafa, şebeke suyunun olmadığı, kahvenin yerini    çay’ın almadığı, şekerin ilaç niyetine olduğu  zamanlar. Vakta,  ahalinin  hoşça vakit geçirmesine, yerel  kültürün nesillere aktarılmasına vesile olan insanlar. Meddah denilebilir mi bilmem. Belki meddah olanı vardı, lakin buna dair malumatım yok.

 

Hiçbirini şahsen görmüşlüğüm tanımışlığım yok.Yazacaklarım parça parça  duyduklarımdan ibaret. Yaşadılar, rahmete göçtüler. Şaşırtan, gülümseten, zeki, yetenekli, nüktedan insanlar, her halleri gerçek, adam gibi adamlar. Buna inancım tam.

 

Yetmişbeş  seksen sene öncesi. İhtimal 1935-1940 seneleri. Merzifon’un Havza’nın memleketin öbür ucu olduğu sanılan yıllar.

 

Şimdi yakın olan mesafelerin, eskide uzaklığı konusu açılınca hep aklıma gelen şu kısa söylenceyi konudan sapma pahasına anlatmasam rahat edemem. O seneler, belki daha eskide, Hacıosmanlar sülalesine adını veren Rahmetli Hacı Osman. Hem tanımış, hem zengin. Belli ki  Hacıköy’den dışarı pek çıkmamış. Ne sebeple bilinmez Amasya’ya gitmesi gerekmiş. O zaman Amasya’ya yaylı tabir edilen at arabasıylaYedikır üzerinden gidiliyor. Doğru dürüst yol yok iz yok.Yaz vakti güneş altında çorak Yedikır kavruluyor. Üç saat mi beş saat mi bilinmez yol bitmek bilmiyor. Hacı Osman’da söylenip duruyor. “Memleketin bu kadar toprağı varıken gavurla niye harbederiz ki? 

 

Neyse konumuza dönelim. Menkıbe anlatıcısı olarak ilk  “Şeherlinin Kadir” lakaplı, Demirci Kadir Usta’yı duymuşluğum var. Ancak yazıda Kadir Ağa’dan kısaca bahsedilecek. Bunun tek nedeni hakkında duyduklarımın azlığı. Belki bu yazıdan sonra Kadir Ağa hakkında yeni bir şeyler bilenler çıkar ve ilave yaparlarsa bu  hem aydınlatıcı, hem sevindirici olur. Kadir ağa muharrem ayı geldiğinde sıra sıra köyleri dolaşır “Hz. Ali cenkleri ve kerbela hadisesine dair  menkıbeler” anlatır. Birde, yaz olsun,  kış olsun  kayın pınarı oluğunda serinlermiş. Allah rahmet eylesin.

 

Hafızamda  en çok yer eden isim Hasan Baba Nam-ı diğeri çerezci Hasan Baba Hasan Baba kapılardan sığmaz ,  boylu,  mücessem, müşekkel. Elinde kalın sağlam ve yarı boyuna yakın asa. Heybetli bir adam.

 

Kimlerden bilmiyorum. Bekir adında mühendis bir oğlu olduğunu duymuştum. Dış görünüşü ayrıntılı tariften muradım,  yaşanmış olanı zihinlerde mümkün mertebe gerçeğe yakın canlandırma arzusu. Hafıza kayıt cihazı değil tabii. Sözümde hata yahut bir yanlış anlaşılma olursa burada isimleri yazılı kişilerin şimdi hayatta olan yakınlarının peşinen affını dileriz. Eleştiriye konu kısımların çıkarılmasına , hatta yazının tümden kaldırılmasına itirazım olmaz.

 

Mekan; Kahveci ibraamın (İbrahim Akca) kıraathanesi. Şimdilerde   Civek Ömer’in ziraat dükkanı olan yer. Üst katı o vakit Özel İdare  Dairesi. Belliki zamanın  popüler  mekanı. Zira aynı kahvehanenin bir köşesinde ressam Ali Rıza Bey’in (-Vahidin İsmail’in oğlu)  resim yaptığını da duydum. O zamanlar,  şu an Alpaslan Eczanesi olan yer  dokuma kooperatifi . Kooperatif, ev tezgahların da dokunan çadır bezi için iplik vermede, sonra dokunan çadır bezlerini toplayıp pazarlamakta. Karnı dar insanın olmadığı zaman mı var? Doktor Necip beyin oğlu Yusuf  kooperatif  idarecisi iken,  halk arasında kooperatif  idarecilerinin suistimal yaptığı dedikodusu yayılmış. Dedikodu yayan fesatlara kapak olması için kooperatifin camına asılan “deve kervanı ve yandan ona havlayan köpek resmi” bu kahvehanede yapılmış.

 

Asıl konuyla alakası yok farkındayım. Ali Rıza Beyi 1978 senesinde Hacıköy’de yağlı boya resim yaparken gördüm. Kendimi tanıtınca ;  “Biz akrabayız”,  “İstanbul yolu yapılıyor ya”.” Devrent köyünde yol kenarına lokanta açılacak. Bu resmi onun duvarına yapıyorum” demişti. Resim noldu?, lokanta açıldı mı? Şimdi bilmiyorum. Sonra yağlıboya resim yapma konusunda  kısa bir kurs verip,  küçük bir ağacı boyamama izin verdi. Baba tarafından kuzenim yani. Bu yakınlığa binaen yazı da  bir kayırma yapıp onu da yadettim. Mekanı cennet olsun. Eh o kadarı da hoş görün.

 

Dönelim İbraamın kaveye. Görünüm şöyle. Bilhassa uzun kış gecelerinde yatsıdan sonra meraklılar  kahvehaneye toplanır. Hasan paşa sobaya yakın hususi ve daimi olarak kendisine ayrılmış olan sandalyesinde yerini alır.

Hasan babanın girişi ile ocakcı cezveyi ateşe sürer. Isınan suya neredeyse yarıya yakın  şeker atar, bal kıvamına gelinceye kadar kaynatır. Kaynatma yada kestirme de denen bu kıvamlı şerbet, hikaye başlamadan Hasan Baba’ya  ikram edilir. Hasan Baba hikayenin devamınca usul usul içer. Tam yanı başınki sandalyeye de her zaman Dilkicinin Ali (İsmet ve Ali’ nin babası) oturur. Bu ikili ve sandalyeleri hiç değişmez. 

 

Ali efendi de yapılı. Hasan Paşa’nın hikayelerini harfini bile kaçırmamacasına  pür dikkat ve ciddiyetle  dinler ve önemser. Lakin,  hem günün yorulduğunun, hem cüssesinin tesiri ile sıkça da uyuklar. Her  uyukladığında, meşhur sopa sertçe yere vurulup "Ali Ali uyan burada eşşek osurmuyo" deyip uyandırılır.


Bazen tarihi olay tarih kitaplarında hiç yazmayan yönleri ile, bazen tuhaf efsaneler, geçmiş  olaylar seyircinin heyecan ve merak dozuna göre her defasında değişik şekillerde anlatılır. Asa burada fevkalade önemli. Adeta bir yardımcı.

 

Hikayeye dikkat çeker. Ağırlaştırıcı hızlandırıcı görev yapar.

Bazen dikkati dağılan seyircinin dikkatini toplamak yada hikayenin heyecanını arttırmak için  sertçe yere vurulur. Bazen kılıç olur sallanır. Bazen top tüfek olur düşmana nişan alınır. Kimse anlatılanda mantık, zaman -mekan bağlantısı sorgulamadan pür dikkat dinler. Sadece Dilkicinin Ali, çok mantıksız olan bir durumda, yada aşırıya kaçan tuhaf bir olaydan bahsedildiğinde,  “nasıl yani?”  mealinde münasebetsiz sorular sorar. Her zaman sertçe  “Ali orayı karıştırma şimdi”  ikazı ile susar. Hikaye biter herkes kendince farklı düşlere,  düşüncelere dalıp dağılır.

 

Hikaye anlatıcılarına dair duyduklarım bu kadar.

 

Hem karıştırılma ihtimalini gidermek ve hem de  unutmadığımızı göstermek için Postacı Hasan Paşa’yı da burada anmamız gerektiğini düşünüyorum. Ta ki   Çerezci Hasan Baba ile Hasan Paşa karıştırılmasın. Hasan Paşa; Asıl mesleği   posta dağıtıcısı olan  Hasa Kartal. Hasan paşanın ileri derecede av meraklısı olduğunu ve komşusu Vahidin İsmail ile ava gittiklerini ve sürekli av hikayesi anlattıklarını bilen bilir. Hasan Paşa’nın gözü gibi baktığı atına düşkünlüğünü de duydum. Hatta bir şey olacak endişesi ile evham edip geceleri uyuyup uyanıp  ahıra göz atmadan rahat edemediği  anlatılır. Anlattıkları av hikayelerinin çoğu partal diyenleri de duydum. Lakin böyle fesatlara kulak asmaya değmez. Hem yazımızın konusu da değil bu. Rabbim onlara da rahmet eylesin.

 

Şimdi tamamı rahmete giden bu insanları hürmetle anıyor,  yeniden ve yürekten rahmet diliyorum.

h A B E R E  Y o r u m  Y a z

                                                Bu Haberlere Yapılan Yorumlar  (  0 )

Tüm Yorumlar

 

GHK ORTAOULU ESKİ MÜDÜRÜ İSMET KÖPRÜLÜ

 Muhterem KAYA

. . .
ÖLÜMÜ ÖLDÜRMEK (ŞEB-İ ARÛS)

 Prof.Dr.Safi ARPAGUŞ

. . .
SABIR SELAMET VE ZAFER

 Muzaffer TAŞDEMİR 

. . .
İLÇEMİZDE ESKİ BAĞ KÜLTÜRÜ

 Berç SÖZÜDOĞRU

. . .
KENDİSİ OLABİLME KEDİSİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK

 Nafiz  ULUKUŞ

. . .

BAĞ-KURLULARA MÜJDE!

 Oğuzhan DÖĞEN

. . .
Rıza Abinin Arkasından

 Rıza ŞENTÜRK (Çığır)

. . .

KUTLU DOĞUM HAFTASI

 Şükrü  EROL

. .
HAYATIN CİLVESİ, KADER

 SELEME ACAR

. .
PKK GİDİYOR DİYE ÜZÜLMEYİN

 Ahmet Mehmet SALİHLİ

. .
MESEL ANLATICILAR

 Av.Mahmut Tokgözoğlu 

. .
12 EYLÜL ÖNCESİ VE SONRASI

 Mustafa  TURGUT

. .
Ulema sahneden çekilince ne oldu?

 Siyami  AKYEL

. .
İLÇEMİZ TARİHİ MİNİ ÇARŞILARINDAN

 Ali ACAR

. .

 
Genel Haber
Bölgeden Haber
Güncel Haber
Hayatın İçinden
İçimizden Biri
Sanatkarlarımız
Esnaflarımız
Spor
Siyaset

İz Bırakanlar
Röportaj
Sizden Gelenler
Gurbettekiler
Haberiniz Var mı?
Özlü Sözler
Resimlerde Anılar
Eski Meslekler
Kurum Kuruluşlar

Kültür ve Etkinlikler
İlçemiz
İlimiz
Köylerimiz
Mahalle Muhtarlarımız
Anket Sonuçlarımız
Duyuru
Vefat
  Anasayfa

Ziyaretçi Defteri
Foto Galeri
Sohbet
Arşiv

         Sitemizdeki tüm haber ve araştırmalar site editörlerine aittir. İzinsiz kesinlikle kullanılamaz.

                               gumushacikoylu.net@gmail.com

Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler

Siteye Hangi İl ve Ülkeden Giriliyor İzlemek İçin
Amasya, Gümüşhacıköy, Hacıköy, Hacıköylü, Gümüşhacıköyden Resimler, Gümüşhacıköy Haber, Sohbet ve Anılarda Gümüşhacıköy, Ali Acar, Hokumet, Hukumet, Hükümet, Radyo, Gazetesi, Tv, Gümüşhacıköy Resimleri, Gümüşhacıköyden Fotoğraflar,Gümüş, Gümüşhacıköy, Köyü, Gumus, Merzifon, Suluova, Kabaoguz, Kabaoğuz, Gümüşhacıköy Turna Bağlar, Kabaoğuz Şenlikleri, Köprülü Mehmet Paşa Camii, gümüşhacıköy bedesteni, gümüşhacıköy saathanesi, leblebi, gümüşhacıköy hamamı,Gümüşhacıköy Keşkek, Cumara Mahallesi, Adatepe Mahallesi, Ulubel Mevkii, ulubel, keltepe mevkii, hacıyahya mahallesi, saray mahallesi, artıkabat çay mahallesi, kilise, beylik çayırı, taşköprü, amasyakent.com, kabaoguz.net, amasya platformu amasyaplatformu