SİTEYE ÜYE OL 
Genel Bölgeden Güncel Röportaj İçimizden Biri Sanatkarlarımız Esnaflarımız Spor Vefat İz Bırakanlar İlçemiz İlimiz
NOSTALJİ 6 PARK VE MEYDAN
NOSTALJİ 6 PARK VE MEYDAN
İnsanlar, nesiller, binalar, sokaklar, caddeler, şehirler bile zamanın değirmen taşı gibi istikrarla ve acımasızca dönen taşları arasında hükmünü sürüp gidiyor.

Tarih: 01.01.2013      Okunma: 4122     Haberi Yorumla    Haberi Yazdır        Haber : Muzaffer TAŞDEMİR 
 


 

 

SİTEMİZ SOSYAL MEDYA ADRESLERİ

 

Adminimiz Ali Acar kardeşime bu defa ben teşekkür etmek istiyorum. Geçmişler eskide kalmış isimler, şu anda var olmayan binalar… Hatırlamak gerçekten de güzel oluyormuş.  Ali beyin uğraşının reyting olmadığını belki de en iyi anlayanlardan birisi ben olmalıyım. Bizi anlatırken, beraber yaşadığımız eski büyüklerimizi anlatırken sadece geçmişi değil, aslında bir noktada geleceğimizi kurguladığımızı hisseder gibi oluyorum.

İnsanlar, nesiller, binalar, sokaklar, caddeler, şehirler bile zamanın değirmen taşı gibi istikrarla ve acımasızca dönen taşları arasında hükmünü sürüp gidiyor.

Kendimi Malatya Darende ilçesinde 1980 yılı 5 Kasım tarihinde başladığım İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri Öğretmenliği görevimden dolayı çok şanslı görüyorum. Ben o zaman yirmi iki yaşında genç bir öğretmen olarak hayatımda en çok sevdiğim mübarek insanlardan birisi olan Hacı Hulusi Ateş Hoca Efendiyi ve Darende’yi tanımıştım. Hacı Hulusi Efendi insanlığa inanarak, severek, sevgisini emsalsiz divanındaki aruz şiirleriyle lütfeden, aşkı tarif eden, sevmeye layık maşukun istikametini işaret eden bir mübarek zattı. Onun inananlar için ettiği gözü yaşlı dualarını ve iki cihan saadetini bütün kardeşlerimin, bütün okurlarımın bulmasını Allah’tan dilerim.

Büyük şansımın ikinci perdesi Darende’nin kendisiydi. Zamanında bizim Gümüş gibi sayısını net olarak ifade edemeyeceğim mahallelere sahip bir ilçeydi. Hatta Amasya’nın da Darende’nin de belki Divriği gibi tarihi eserleri hala ayakta olan dünya çapında ilçelerin de Sivas iline bağlı olduğu dönemde önemli bir kazaydı. Darende’de Camisi yıkılmış, kendisi hala ayakta minarelerden iki tanesi gözümün önündedir. Okuluma giderken her gün önünden geçerdik. Ya kapıları kilitsiz, duvarları yıkılmış Bedestene ne dersiniz? Bir zamanlar evlenecek kızların yüzüklerini bileziklerini, beşi birliklerini, altıntoplarını, Trabzon işlerini satan kuyumcuların demir kasalarının yok olduğu, Amerikan bezlerini, basmaları, pazenleri, kaşmirleri, viskonları, kanaviçeleri ölçen tahta metrelerin, endazelerin yok olduğu, rüzgarın bir taraftan eserek öbür taraftan bazen uğultular çıkararak esip gitmesini başka hangi canlı müzede görebilirsiniz?

Hatta bir defasında Nadir Mahallesinde bir düğün merasiminde yanlış ifade etmemek istediğim için rakam veremeyeceğim sayıdaki Darendeli Paşanın bir arada huzurda bulunmasından dolayı, mahalleye bu vesileyle;“Bir memleketten bu kadar paşanın bir arada bulunması nadirdir” denildiği için; “Nadir” ismi verildiğini yaşayıp duymak, görmek, öğrenmek ve hissedebilmek gereklidir.

Ali Bey Hacıköyün eski karakol binasını gözümün önüne getirdi. Karakolu, polislerden çok, şimdiki çocukların tanımadığı bekçilerle hatırlarım. Bekçi Veli Şen, Bekçi Ahmet Hayta hafızamdan silinmeyecek dostlarımdandır. Karakolun yanında kapısı Gümüş yoluna açılan birkaç basamakla çıkılan kütüphaneyi ben de Ali Galip Hoca, İbrahim amcayla hatırlıyorum. Eve aldığımız kitapların arka kapağındaki künyeleri zimmetimizdeki karta ya işlenir, ya da kitabın künyesi bizzat zarfımızda kalırdı. Keşke o kütüphanenin tadını ben de daha fazla tadabilseydim. Ne yazık ki ben bütün kabiliyetim, bütün sempatim, bütün hissiyatımla babamın çocuk işçisiydim. Bir Aile ve Sosyal Politikalar mensubu olarak bakanlığımızın Çocuk İşçiliği ve Çocuk Hakları konularındaki çalışmakları bana ayrı bir zevk veriyor. Bu vakıayı yazmak canım kadar sevdiğim ve sevgili annemizin vefatından sonra bize tek olarak kalan sevgili babacığıma kırgınlığımdan değil, okurlarıma ve Hacıköylülere sevgimden kaynaklanmaktadır. Birimizin yaşadığı hepimize bir tecrübe olmalı değil mi?

Polis karakolunun önünden karakolun cipinin rahatlıkla gireceği geniş bir kapı vardı. Karakol hizasından sonra Hacıköy’ün ve etkin devletin ihtişamını temsilen geniş bir park, içinde sazlıklardaki bambulardan örülmüş bir kamelya aklımda kalmış. Parkın en bariz özelliklerinden biri de mülkiyeti ve iktidarı tescil eden dış duvarlarının var oluşuydu. Parkın içinde söğüt ağaçları, düzgün budanan bol ve dayanıklı kalın yaprakları olan çalı cinsi yeşillikler vardı.

Düşünüyorum da o nostaljik parkta birkaç saat daha fazla kalmış olsaydım ne kadar çok şairane duygu daha içimde olurdu, bunu hissediyorum. Site inşaatı için bu parkın eski Osmancık yoluna doğru giderken sol köşesinde kalan yerinde Belediye Binası vardı. Onunda etrafında yeşillikler, ahşap binaların tatlı sıcaklığı ve çekiciliği vardı. Gümüşümüzdeki Medrese Binamızın da restorasyondan önceki ruhu taşlarla kasvete bürünmüş gibi geliyor. Aslında modernizasyon bunları tolere edecek kadar itinalı kullanılabilmeli. Onun için herkesin her yerde ve her gün kendini aşması gerektiğine inanıyorum.

Karakol önündeki giriş kapısından yukarı doğru gidince sağda sanıyorum altı yedi metre yüksekte merdivenlerle çıkılan ve camları meyhane camları gibi boyalı, Beyrut’u, Montreal’i, Kıbrıs’ı, Bükreş’i, Casablanka’yı çağrıştıran Kulüp binası aklıma geliyor. Adı Kulüp olunca tabii ki seçkinlerin olması gerekiyordu ve öyleydi. Normal memurun bile girebileceğini zannetmiyorum. O günlerdeki sisli dumanlı havalarda zannediyorum görülebilen “Aydınlık” bu kadardı.

Şimdiye kadar adını hiç zikretmediğim ama sevgiyle ve yüreğim sızlayarak hatırımdan çıkması mümkün olmayan adaşım Eczacı Muzaffer Özdoğan gerçekten bilgili bir insandı. Doktorun olmadığı yerde hastalara en yararlı ilaçları verir ve o zamanlarda çoğu yapma ilaçları da kâmilen yapardı. Bir gün rahmetli Halit Culun’un daha sonra dükkânı olacak olan yerde Kalaycı Tosmak Amca’nın aralığında bisikletten fena bir şekilde düştüm. Sol kaşımın üstü fena şekilde yarılmıştı ve kan akıyordu. Ben düştüğüm için anneciğimden ve Babamdan korktuğum için “Anneme söylemeyin” derdindeydim. Rahmetli Muzaffer Amca, Allah bütün taksiratını inşallah gani gani rahmet eylesin, dikişler atmıştı. Rahmetli Eczacı Muzaffer Amca o dönemde batının teknolojik ve moral üstünlüğünden zihni dumura uğramış, entelektüel, bürokrat ve egemen elitinin, kendi değerlerini yok sayarak, afallayıp kuru ve köksüz taklitle yok ettiği değerlerden, yok ettiği ailelerden ve yok ettiği servetlerden birisidir. Benim için en acıklılarından biridir. Bu vesileyle tekrar bütün geçmişlerimizden ister sadakatle, ister sefahatle gitmiş olsun hepsinin ruhuna Yüce Mevla’mızdan mağfiret diliyorum. Kim; devleti, milleti, ailesi ona iyilik öğretir de kötü olmak ister? Kim yanlış yollara düşmek ister?

Artık insanlar için iki yol var. Ya okuyup, düşünüp, gerçeği bulup, Hakkı tutup kaldıracaklar, ya da Kuzey Koreliler gibi koro halinde ağlayacaklar.”     .

Artık kuvvetle umuyorum ki Ali Bey benim anlatmak istediğim eski postahane ve şimdiki Atatürk büstünün olduğu yerin bir resmini bulup yayınlayarak Cumhuriyet Meydanımızın eski halini hatırlatacak, ya da ben size mistik, özlemli, buram buram hasret ve sevgi kokusuyla on on beş cipin köylere yolcu taşımak için beklediği yerleri istediğim gibi anlatacağım.  Sanıyorum 1954 model şavrolelerle, impalalarla, fargolarla ciplerin durakları prestij farkından dolayı ayrı ayrıydı. Faytonlar motor yerine hayvan gücüne ihtiyaç duyduğu için sanıyorum biraz alaturka, biraz bet kaçıyordu. Ama yinede göbekli bir zenginin kurulduğu fayton, hele de geri kaykılmayı kusursuz ikmal ettiyse setretmeye değerdi.

Eğer sizler de bizim gibi bu rüzgara kendinizi kaptırdıysanız, Ali Beyin bu takdire şayan çabasına elinde bu konularda resim, bilgi ve belge olanların ulaştırmasını diler, şimdiden teşekkür ederim.

Sevgili okurlarım, biraz daha dalsam, sepetteki  bütün pamuk bitecekmiş.

 

                                                                                                       Hoşçakalın. Selamlar.

Muzaffer TAŞDEMİR

 

h A B E R E  Y o r u m  Y a z

                                                Bu Haberlere Yapılan Yorumlar  (  0 )

Tüm Yorumlar

 

GHK ORTAOULU ESKİ MÜDÜRÜ İSMET KÖPRÜLÜ

 Muhterem KAYA

. . .
ÖLÜMÜ ÖLDÜRMEK (ŞEB-İ ARÛS)

 Prof.Dr.Safi ARPAGUŞ

. . .
SABIR SELAMET VE ZAFER

 Muzaffer TAŞDEMİR 

. . .
İLÇEMİZDE ESKİ BAĞ KÜLTÜRÜ

 Berç SÖZÜDOĞRU

. . .
KENDİSİ OLABİLME KEDİSİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK

 Nafiz  ULUKUŞ

. . .

BAĞ-KURLULARA MÜJDE!

 Oğuzhan DÖĞEN

. . .
Rıza Abinin Arkasından

 Rıza ŞENTÜRK (Çığır)

. . .

KUTLU DOĞUM HAFTASI

 Şükrü  EROL

. .
HAYATIN CİLVESİ, KADER

 SELEME ACAR

. .
PKK GİDİYOR DİYE ÜZÜLMEYİN

 Ahmet Mehmet SALİHLİ

. .
MESEL ANLATICILAR

 Av.Mahmut Tokgözoğlu 

. .
12 EYLÜL ÖNCESİ VE SONRASI

 Mustafa  TURGUT

. .
Ulema sahneden çekilince ne oldu?

 Siyami  AKYEL

. .
İLÇEMİZ TARİHİ MİNİ ÇARŞILARINDAN

 Ali ACAR

. .

 
Genel Haber
Bölgeden Haber
Güncel Haber
Hayatın İçinden
İçimizden Biri
Sanatkarlarımız
Esnaflarımız
Spor
Siyaset

İz Bırakanlar
Röportaj
Sizden Gelenler
Gurbettekiler
Haberiniz Var mı?
Özlü Sözler
Resimlerde Anılar
Eski Meslekler
Kurum Kuruluşlar

Kültür ve Etkinlikler
İlçemiz
İlimiz
Köylerimiz
Mahalle Muhtarlarımız
Anket Sonuçlarımız
Duyuru
Vefat
  Anasayfa

Ziyaretçi Defteri
Foto Galeri
Sohbet
Arşiv

         Sitemizdeki tüm haber ve araştırmalar site editörlerine aittir. İzinsiz kesinlikle kullanılamaz.

                               gumushacikoylu.net@gmail.com

Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler

Siteye Hangi İl ve Ülkeden Giriliyor İzlemek İçin
Amasya, Gümüşhacıköy, Hacıköy, Hacıköylü, Gümüşhacıköyden Resimler, Gümüşhacıköy Haber, Sohbet ve Anılarda Gümüşhacıköy, Ali Acar, Hokumet, Hukumet, Hükümet, Radyo, Gazetesi, Tv, Gümüşhacıköy Resimleri, Gümüşhacıköyden Fotoğraflar,Gümüş, Gümüşhacıköy, Köyü, Gumus, Merzifon, Suluova, Kabaoguz, Kabaoğuz, Gümüşhacıköy Turna Bağlar, Kabaoğuz Şenlikleri, Köprülü Mehmet Paşa Camii, gümüşhacıköy bedesteni, gümüşhacıköy saathanesi, leblebi, gümüşhacıköy hamamı,Gümüşhacıköy Keşkek, Cumara Mahallesi, Adatepe Mahallesi, Ulubel Mevkii, ulubel, keltepe mevkii, hacıyahya mahallesi, saray mahallesi, artıkabat çay mahallesi, kilise, beylik çayırı, taşköprü, amasyakent.com, kabaoguz.net, amasya platformu amasyaplatformu