SİTEYE ÜYE OL 
Genel Bölgeden Güncel Röportaj İçimizden Biri Sanatkarlarımız Esnaflarımız Spor Vefat İz Bırakanlar İlçemiz İlimiz
YAZARIMIZ MUZAFFER TAŞDEMİR´İN NOSTALJİ-4 YAZISI
YAZARIMIZ MUZAFFER TAŞDEMİR´İN NOSTALJİ-4 YAZISI
Nostalji her ne kadar yabancı kökenli bir kelime olsa da kolay unutulacak, çabuk vazgeçilecek bir şey değildir....

Tarih: 21.10.2012      Okunma: 7203     Haberi Yorumla    Haberi Yazdır        Haber : MUZAFFER TAŞDEMİR 
 


 

 

SİTEMİZ SOSYAL MEDYA ADRESLERİ

 

 

 

Nostalji her ne kadar yabancı kökenli bir kelime olsa da kolay unutulacak, çabuk vazgeçilecek bir şey değildir. Hele sitemizin vefakâr, asaletli, sadakatli ve samimi sayın takipçilerinin bu kadar yakın ilgi duymalarından sonra ona bu kadar uzun fasıla vermenin tek sebebi olabilirdi o da Ramazan Bayramından beridir PKK terörü ve yaşanan kazalarda kaybettiğimiz askerlerimiz ve güvenlik güçlerimizdi. Gündemde bu konu varken, o çocuklarımızın ailelerinin halini görürken elim yazmaya varmadı. Ölümden korkmayı aslında inanan insanların kabul etmemesi gerekir. Zaman zaman bu konuda kendimi tartarım. Ömürlerin kısalık ve uzunluklarının izafi bir şey olduğu bir gün hepimize malum olacaktır der ve ölümden korkmamayı yeğlerim. Ölümden çok fazla korkanların hayatından ve ondan sonraki ebedi hayattan pek nasipleri olamayacağını da iman ederim.

Üç Eylül Şırnak Beytüşebab’ta şehit düşen on askerimizin, Yedi Eylülde Afyonkarahisar’da şehit olan yirmi beş yavrumuzun, 16 Eylülde Bingöl’de şehit düşen sekiz polisimizin ve yaralanan yedi polisimizin,  20 Eylülde Bingöl’de izinden dönen iki yüz kişilik konvoyda bulunan sivil kıyafetli ve silahsız on şehidimizin ve yaralılarımızın, 25 Eylülde Tunceli’de şehit olan yedi askerimizin hatıraları elimi kolumu kalkmaz etti.

Bizler nostalji konuşurken bastığımız yer ayaklarımızın altından kayıp gitmesin diye azimli, şuurlu ve bilinçli olmayı başarmalıyız. Mutlu yaşamayı, özgürlüğü, takdir edilmeyi, anılmayı, onurlandırılmayı hak etmeliyiz. Din ve Devletimizle ilgili konularda Haktan ve doğruluktan ayrılmamalıyız. Hayatımız nostaljilerden günümüze, oradan da kendimiz de dâhil nostaljiye dönülecek bir tecelliler zinciri değil midir?

Anlattığımız günlerde yine dolu dolu çarşılar, koşuşturan insanlar, tarlalarda çalışanlar, gündelik işlere giden ameleler, okula giden kızlar erkekler vardı. Değneğine dayanarak camiye ulaşmaya çalışan ihtiyarlar, evlerde okuma yazma bilmeyen kadınlar, gelinlerine göz açtırmak istemeyen amansız kaynananlar, kendini her şeyin hâkimi sayan kafası havada aile büyüğü yaşlılar, herkes ve her şey vardı. Olumlunun yanında yaşayan birçok olumsuzluklar geldiği gibi sürer giderdi. Bu eski yapılanmalar ve yaşananlar insanların okudukça ve geliştikçe sosyal ve insani açılardan daha ideal hale geldiklerini göstermektedir.

Seksenler dizisinde bir nebze anlatılan askeri ortam, siyasi zemin ve oluşturulan ortamın sonuçları üzerine geleceğini bina eden mihraklar yani hareket noktaları, odaklar vardı. Geri kalmış bir toplum, insan haklarından, kılık kıyafet güzelliklerinden, sağlıktan hatta hijyen kurallarından sosyo ekonomik ve kültürel gelişmişlik kadar yararlanılıyordu.

Mehmet Paşa İlkokulu’nun karşısında Rahmetli Ahmet Çakıcı’nın evi vardı. Mesleği nalbantlık olan Ahmet Amca ata binmeyi çok iyi bilirdi. Onu seyredenler biniciliğe hayranlık duyardı. Şimdi Akparti Gümüşhacıköy İlçe Başkanı Tevfik Çakıcı rahmetli babasının bu özeliğini sürdürmektedir. Nalbantlık o günün ulaşım ve tarımsal faaliyetlerinde önemli bir meslekti. Bugünle kıyaslamaya kalksak arabaların Rot-Balansı bile nalbantlığa benzetilemez. Bu meslekte iş gören evcil hayvanların canları yanmadan sağlıklı bir halde yaşayabilmeleri sağlanmış olurdu. Büyük Cami’nin yanında hala sağlam olan handa hayvan çakılmaktadır. At, Eşek, Sığır, Manda, Katır hayvanlar çarşının göbeğinde burada çakılırdı. Rahmetli Münir Eryılmaz’ın Hanında, Ekin Pazarında Kişnikler’in Hanında, Büyük Caminin Batısında diğer bir Handa hayvanlar çakılırdı. Bu hayvanların Nalları Babam Evliyanın İsmail, Rahmetli Cin Hocanın Esdki Hükümet Binasının ön tarafındaki dar ve uzunca dükkânda Rahmetli Mahmut Civan tarafından satılırdı. Şimdi bu nostaljik ticareti Osman Civan devam ettirmektedir.

Çakıcıların evlerinin altında Rahmetli Sami Cömert uzun yıllar kaporta boyacılık yapmıştır. Daha sonraları Oğlu Ahmet Cömert Demirciler arastasının üzerinde bir dükkâna taşınmıştır. 1970 li yıllardan sonra Fiberglas gövdeli ve tam şaseli Anadol Otomobiller, Murat Şahin Serçe Tofaş otomobiller, Oyak tarafından üretilen Renault’lar, Ford Minibüsler, BMC Commerler, Alman malı Fekalar en eski ve iyi ustalardan tamir görürdü. Daha sonra otomotiv sektörünün gelişmesiyle birlikte kaporta ve boyacılar çoğalmıştır. Bekli de gelecek dönemlerde sigortacılık ve servislerin etkisiyle sektör yeni bir şekil kazanacaktır. Zaten 1954 model Amerikan Chevroletler, Dodge otomobiller ve diğerlerindeki kaportaları beş altı milimetrelik saçtan yapılmış arabalar, kalın nikelajlı tamponlar artık kalmamıştır. Hem modernizasyon açısından hem de sık tüketilen bir ürün olması amaçlandığından şimdiki araçların çok narin olmaları tercih edilmektedir.

Bu mahallenin köşesinde Hacım Rumi Şen’in binası bulunmaktadır. Altında Rumi Şen’in bakkal dükkânı bulunuyordu. Köşedeki bu binadan çavuş Pınarına giden sokakta Rahmetli Zobar İmamın evi, biraz aşağısında Öğretmen Galip Tuncay Hocanın evini hatırlıyorum. Oğlu Hürriyet adını da kullandığımız Oğuz Tuncay sınıf arkadaşımdı. Kendisiyle Afyonkarahisar Cumhuriyet Tesislerinde Mehter Takımı ile bir konserlerinin dönüşünde görüşmüştüm.

Sokağın sonunda sağa dönülünce Rahmetli Kebapçı Kadir’in evi vardı.O uzunca sokaktan bisikletimle veya yürüyerek Rahmetli Evliya Dedemin evine giderken çemen ve sucuk kokuları duyulurdu. Sokağın sonunda Sağda Kazım ve Hüsnü Vural’ın evi vardı. Tam karşıda Hacı Seyitlerin geniş uzun bahçesi olan güzel evleri vardı. 

Köşeden sola döndüğünüzde iki katlı ahşap evde İslinin Arif lakabıyla meşhur Arif Civek otururdu. Gümüşhacıköy’deki özel 1954 Chevroletlerden birisi Arif Amcanındı. Düğünlerde gelin arabası olurdu. Zenginlerin böyle imkânlardan yararlanması haliyle daha kolay ve sık olabilirdi. Ben de ailece bu arabayla Samsun’a gezmeye gittiğimizi hatırlarım.

Ekin Pazarına doğru devam edince solda köşede iki katlı ahşap evde Hacı babamın dayısının oğlu Rahmetli Ahmet Civek amca otururdu. Sağlığı bozulup felç olduğundan sonra camın kenarında oturur sürekli yolu seyrederdi. Allah taksiratını affetsin ve mekânını cennet eylesin. Musa Civek öğretmen, Özcan Civek te ast subay olarak orduda görev yapmışlardır. Bu evin karşısında terzi Tahir Kaptan’ın evi vardı. İlkokul müdürüm Gültekin Bingöl hacamın eşi Kamuran Teyze onun kızıdır. Şimdilerde bu sokaktan geçerken bun saydığım isimlerin her biri aklımdan geçiyor.

Ekin Pazarına doğru dönünce solda Zahireci Hacı Şinasi Özsoy’un evi görünür. Hacı Ağabey gençliğinde dinamik sportmen ve çok sosyal bir insandı. Ekin Pazarında Mustafa ve Ahmet Taşan, Hacı Salim Dilsiz, İsmail Şahbaz gibi isimler kırk yıl geçmesine rağmen aklımda kaldığı için hatıralarını anıyorum. Hatırlayamadıklarımdan özür ve helallik diliyorum. Noksanlıklardan dolayı hiç yazmamayı tercih etmeye hakkım olmadığını düşünüyorum. Bir şarkıda geçtiği gibi “Eridim için için eriyen zaman gibi” sözleri akla geliyor.

Ekin Pazarının doğu tarafında Manifaturacı Osman Dikmen’in geniş evleri vardı. Mehmet Dikmen’in subay olarak yükseldiğini, ablasının da İzmir’de yaşadığını İzmir’deki Hacıköylüler toplantısında öğrenmiştim.   

Köşede Muhasebeci Osman Şahinter’in muhasebeci yazıhanesi vardı. Aklımda sıkça fatura ve belgeler getirdiğim bu dükkânın özel tülleri, cam kenarındaki çiçekleri kalmış. Osman Amca dükkânımızın bütün ticari sırlarına vakıf, hem bilgi hem de nüfuz yönünden sayılır bir muhasebeciydi.

Gümüşhacıköy’ün en önemli diğer bir muhasebecisi de Rahmetli Hacı İsmail Ulukuş amcamızdı. Devlet ve millet arasında nüfuzlu bir köprü teşkil ettikleri gibi çok kişinin de sosyal güvenliklerini onların çalışmaları sağlamıştır. Devletimizin sosyalleşmeye önem vermesi ve ekonomideki başarısı her gün daha ileri uygulamaları mümkün hale getirmiştir. Şimdi Sitemizin önde gelen Köşelerinden birisi Muhasebe Hizmetini yıllardır sürdüren Nafız Ulukuş ağabeyimize aittir. Rahmetli Eniştesi Öğretmen Selahattin Uysal Rahmetli Annemin halasının oğludur. İnanç Uysal, kız kardeşi Esra Hanım ve anneleri Ülkü Uysal akrabalarımızdır.

Rahmetli Kalpağın Kaymakam lakabıyla tanınan Mustafa Uysal Rahmetli Annemin teyzesinin kocasıydı. Onun vefatından kırk yıldan fazla zaman geçmiştir. Mahbube Meliha Uysal ve Kızı Semiha Uysal da vefat edince Nurettin Uysal ve yeğeni Derya kalan akrabalarımızdır.

Rahmetli hemen hemen hepimizsin canını yakan “Sünnetçi Ömer” lakaplı Ömer Uysal Nurettin Uysal’ın amcasıdır. Oğlu Mustafa Uysal Ağabeyimiz Konya’da Lise Müdürlüğünden emekli olmuştur. Genç yaşta vefat eden kızları Adalet ablanın beyi Terzi Kenan Abi de Almanya’ya gitmiş ve bir daha dönmemiştir. Almanya’nın ekmeğinin acısını tatlısını sorabileceğimiz kimselerden birisi de zannediyorum bu ailedir.

Onların komşusu Demirci Halil ve oğlu Metin Ağabeyin nerede olduğunu bilmiyorum. Çocukken Almanyalıların dışında Hacıköye otomobille gelen sanıyorum Solmaz Ablalar vardı. Birde hastanede ve kaymakamlıkta şoför olan Haşim Düzenlilerin misafirleri olurdu. Rahmetli Bankacı Rızaların ve oğlu Zeki Ünal’ın akrabaların da belki 68 model Ford Taunusla tatile gelirlerdi.

Gümüşhacıköy’ün sahibi olacak yeni kuşak, yaşayacakları belki daha imar edilmiş, yapılandırılmış, bütünleşmiş, değişmiş memleketlerinde yaşarlarken buraların tarihinde neler yaşandığını bildikleri kadar irfan sahibi olacaklardır. Yapay bir lisanın yüzeysel ifadeleri çok şeyleri anlamaya yeterli gelmeyecektir. Beyin kalıpları gönül medeniyetini anlayamayanların sahip olabilecekleri hangi lisans diploması olursa olsun bizim duyduğumuz iştiyakın yanında yavan kalacaktır. Aslında bu dört işlemin sonunda anlaşılması gereken doğru sonuç; yokluk ile varlık, ezelilik ile ebedilik yani başlangıcı bulunamayacak kadar eski ve sonu görülemeyecek kadar kalıcı olabilmeyi anlamaktır.

Gümüşhacıköy, bu güzel memleketin toprağı, havası, suyuyla, tarlası, tohumu, harmanı, mahsulü, taşı, toprağı, tuğlası, kiremidi, briketi, kerpiciyle, beraber yaşadığımız eski insanlarıyla gıpta ettiklerimiz, örnek aldıklarımızla, o gün duyduklarımız, gördüklerimiz, bugün anlamaya başladıklarımızla, yalan dünyamız, güzel dünyamız, kalan dünyamız, ahretimizin hasadına mekân dünyamız. Bizler ve inandıklarımız, severek ayrıldıklarımız ve özlemle gözlediklerimiz. Bir ayna gibi kendini göremeyen lakin her şeyi gösteren vatanımız.

Bu nostalji yazılarına başlayınca kendimi daha hatırlayabildiğim kadar herkese borçlu olduğum kanaatinde hissediyorum. Lafları geveleyen birisinden çok, geçenleri yad eden, seven, rahmetle anan, hatıraları yaşatan, emellerini istikbale taşıyan, her birimizin içindeki kahramanı bulan bir sona ulaşmak istiyorum.

Daha aklımda anacağımız birçok dostumuz var. Dilimize gelenler var gönlümüzde olanlar var. Onlar sorun değil, onları anarız, anacağız, yazarız ve inşallah yazacağız.. Ya istemeyerek unuttuklarımız gibi bizler unutulursak?

Sevgiyle, saygıyla, mutlulukla kalın, Allah’a emanet olun.

h A B E R E  Y o r u m  Y a z

                                                Bu Haberlere Yapılan Yorumlar  (  2 )                                                          
 

TEVFİK VURAL
TEŞEKKÜRLER MUZAFFER TAŞDEMİR TEŞEKKÜRLER MENDERES KIRMIZI
  Tarih: 17.11.2012                                                          
 
menderes kırmızı
sayın muzaffer abim,anlatmaya çalıştığınız sokak çavuşpınarından ekinpazarı köşesine kadar ÖZKAPTAN sokakdır.sözünü ettiğiniz tahir kaptan da özkaptandır.annemin babası olarak ta benim dedemdir.kamuran teyzenin babası ise tahir ÖZERdir.tahir ÖZKAPTAN hacı ismail özkaptan,hikmet kırmızı(annem)kadri özkaptan,nimet çorumluoğlu,zinnet demir ve mürüvet ceyhan'ın babalarıdır.saygılar sunarım.sokakta avcı paşa dayıyı,terzi mehmet emmiyi,baloğlu yu,cümbüşcü tevfik emmiyi,sağır talip emmiyi,postacı üzeyir emmiyi,kızıklının orhan emmiyi,cümbüşcü civcik emmiyi,kambur emine halayı,aşağı tarafta kuşcu mehmet emmiyi,çok güzel top oynayan erol,süreyya,naci şenkal'ı ve talip abileri unutmuşsun onlarıda böylece hatrlamış olduk.
  Tarih: 24.10.2012

Tüm Yorumlar

 

GHK ORTAOULU ESKİ MÜDÜRÜ İSMET KÖPRÜLÜ

 Muhterem KAYA

. . .
ÖLÜMÜ ÖLDÜRMEK (ŞEB-İ ARÛS)

 Prof.Dr.Safi ARPAGUŞ

. . .
SABIR SELAMET VE ZAFER

 Muzaffer TAŞDEMİR 

. . .
İLÇEMİZDE ESKİ BAĞ KÜLTÜRÜ

 Berç SÖZÜDOĞRU

. . .
KENDİSİ OLABİLME KEDİSİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK

 Nafiz  ULUKUŞ

. . .

BAĞ-KURLULARA MÜJDE!

 Oğuzhan DÖĞEN

. . .
Rıza Abinin Arkasından

 Rıza ŞENTÜRK (Çığır)

. . .

KUTLU DOĞUM HAFTASI

 Şükrü  EROL

. .
HAYATIN CİLVESİ, KADER

 SELEME ACAR

. .
PKK GİDİYOR DİYE ÜZÜLMEYİN

 Ahmet Mehmet SALİHLİ

. .
MESEL ANLATICILAR

 Av.Mahmut Tokgözoğlu 

. .
12 EYLÜL ÖNCESİ VE SONRASI

 Mustafa  TURGUT

. .
Ulema sahneden çekilince ne oldu?

 Siyami  AKYEL

. .
İLÇEMİZ TARİHİ MİNİ ÇARŞILARINDAN

 Ali ACAR

. .

 
Genel Haber
Bölgeden Haber
Güncel Haber
Hayatın İçinden
İçimizden Biri
Sanatkarlarımız
Esnaflarımız
Spor
Siyaset

İz Bırakanlar
Röportaj
Sizden Gelenler
Gurbettekiler
Haberiniz Var mı?
Özlü Sözler
Resimlerde Anılar
Eski Meslekler
Kurum Kuruluşlar

Kültür ve Etkinlikler
İlçemiz
İlimiz
Köylerimiz
Mahalle Muhtarlarımız
Anket Sonuçlarımız
Duyuru
Vefat
  Anasayfa

Ziyaretçi Defteri
Foto Galeri
Sohbet
Arşiv

         Sitemizdeki tüm haber ve araştırmalar site editörlerine aittir. İzinsiz kesinlikle kullanılamaz.

                               gumushacikoylu.net@gmail.com

Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler

Siteye Hangi İl ve Ülkeden Giriliyor İzlemek İçin
Amasya, Gümüşhacıköy, Hacıköy, Hacıköylü, Gümüşhacıköyden Resimler, Gümüşhacıköy Haber, Sohbet ve Anılarda Gümüşhacıköy, Ali Acar, Hokumet, Hukumet, Hükümet, Radyo, Gazetesi, Tv, Gümüşhacıköy Resimleri, Gümüşhacıköyden Fotoğraflar,Gümüş, Gümüşhacıköy, Köyü, Gumus, Merzifon, Suluova, Kabaoguz, Kabaoğuz, Gümüşhacıköy Turna Bağlar, Kabaoğuz Şenlikleri, Köprülü Mehmet Paşa Camii, gümüşhacıköy bedesteni, gümüşhacıköy saathanesi, leblebi, gümüşhacıköy hamamı,Gümüşhacıköy Keşkek, Cumara Mahallesi, Adatepe Mahallesi, Ulubel Mevkii, ulubel, keltepe mevkii, hacıyahya mahallesi, saray mahallesi, artıkabat çay mahallesi, kilise, beylik çayırı, taşköprü, amasyakent.com, kabaoguz.net, amasya platformu amasyaplatformu