SİTEYE ÜYE OL 
Genel Bölgeden Güncel Röportaj İçimizden Biri Sanatkarlarımız Esnaflarımız Spor Vefat İz Bırakanlar İlçemiz İlimiz
YAZARIMIZ MUZAFFER BEYİN ANLATIMI İLE İLÇEMİZ
YAZARIMIZ MUZAFFER BEYİN ANLATIMI İLE İLÇEMİZ
Muzaffer Taşdemir beyin anlatımı ile ilçemizde yaşayan insanlar ve eski mekanlarla ilgili anlatamını sizlerle paylaşıyoruz.....

Tarih: 30.07.2012      Okunma: 4858     Haberi Yorumla    Haberi Yazdır        Haber : Muzaffer TAŞDEMİR 
 


 

 

SİTEMİZ SOSYAL MEDYA ADRESLERİ

BİR CADDE, BİR MEMLEKET, BİR HAYAT        

 

            Bursa’ya kesin olarak yerleştiğime kanaat getirdiğimde artık benim için Hacıköylülük bitti gibi bir duygu içimi burkmuştu. Aradaki mesafeler, herkes gibi benim de başımda olan geçim sorumluluğu ve hepimizin başındaki telaşlar meğer beni bu konuda yanıltmış. Asırlarca yaşayan bir çınarın nasıl kökleri toprağın derinliklerine doğru uzayıp giderse bizim içimizde de uzayıp giden bağları hatta hülyaları yeniden keşfetmem belki de hayatta kazandığımız olgunluktu.

            Hayatın gerçeklerinden hiç kopmadan memleket sevgisiyle yaşamak, aslında insan için kendi rahat edebileceği, ruhunun sükûna erebileceği ve hayatını ideallerine tekrar tahsis edebileceği bir dünyayı yakalamak gibidir.

            Vatan kıymetini bilmek, üzerinde yaşayanlarla birlikte, geçmişiyle geleceğiyle koskoca bir mazi ve parlak bir geleceği avuçlarının içine almak gibidir. İnsanların bunu takdir edebilmeleri suyun içindeki balıkla suyun ilişkisi gibidir. Akıllı, ileri görüşlü olanlar suyun dışına çıkmadan da onun kıymetini takdir edebilirler.

                        Zaman zaman kendimi gençlik yıllarımda Hacıköy’ün Büyük Camisinde Müftü Efendilerimizin verdikleri izin ve görevlendirmelerle bir şeyler anlatmaya çalışır gibi kürsüde gibi hissediyorum.

            Büyük Caminin Hocalarından merhum Zobar İmam Hoca Efendiyi, Cin Hoca Lakaplı Mehmet Civan Hoca Efendiyi, Bilal Hocayı, Gümüşlü Halil Hafız Hocayı, Kuran Kurslarında ve Hacıköyümüzün Büyük Camiinde ben dahil yüzlerce talebe yetiştiren Ali Dündar Hafız’ı, kardeşi Mustafa Dündar hafız hocayı, Ümmet Hafız hocayı unutmak mümkün değildir. Babamın dayısı Manifaturacı Mehmet  Ali Civek’i, bedestenin girişinde Hulubeli Mehmet Efendi Hazretlerinin  Türbesinin de içinde olduğu kahveyi, orada tuzculuk yapan babamın öbür dayısı Hacı Aziz Civek’i, Büyük Caminin kıble kapısının yanında kahvecilik yapan Hacı Mehmet Tirili Amcayı, Nalbant Amcamız Hacı Ahmet Çakıcı’yı, uzun boyu, kalın sesi, mağrur ve müşfik edasıyla her gün önümüzdeki caddeden bir abide gibi geçen Abdullah Tangal amcayı, Çayırlı  sürekli at arabasıyla Çerçicilik yapan Rıza Dayıyı, Adını aynı hayatı yaşadığımız o günlerde de bilmediğim, patlamış mısır satan Nininov Dedeyi, Adatepe Mahallesinden bakımlı atları ve yaylı at arabasıyla geçen Doktor lakaplı Durmuş Amcayı,  Pirinççi Hüseyin Özdemir’i, Pirinççi Sadık Koparanı, Hacıköy’ün en büyük toptancılarından Hacı Ali Özfırat’ı, Kavlağın Mevlüt Amcayı, Ankara yolunda elim bir trafik kazasında rahmetli olan ve beni Malatya Darende’de öğretmenlik yaparken ziyaret etmiş olan Rahmetli Dr. Ahmet Kavlak kardeşimi, Çerkez Saraç Şahin ve Şükrü Amcaları, Belediye çavuşu Hacı  Sadık Şen amcayı, Önce hancı , sonra kahveci Mevlüt amcayı, Rahmetli Selahattin Tezcan Amcayı, Hacıköy’de elektrikçilerin piri sayılacak Rahmetli Hakkı Tekeoğlu’nu, yılarca babam Havcı İsmail Taşdemir’le beraber çalışan Hacı Mustafa Kendir’i, Hacıköy’de uzun yıllar gökdelen yerine geçen beş katlı binanın  sahibi Rahmetli Ahmet Çerezci Amcamı, Mersinden sebze getirirken trafik kazasında rahmetli olan Mehmet Çerezci Amcamı, Sıhhiyeci Hüseyin amcayı, Terzi Rasim Amcayı, Rahmetli Murat Cevher’i, Fırıncı Fadime Teyzeyi ve kocası Arif Akkoca’yı, Komşusu rahmetli Hacı Abdullah Ceylan’ı, Rahmetli şöför Muzaffer Çolak’ı, Birinci sınıf öğretmenim Rahmetli Mahir Çolak’ı hafızamdan sildiğimi düşündüğüm anda boşaltılmış harabe bir ev gibi ve içinde cinler  dolaşan bir ucube kalır.

            Hacıköy’ün esnaflarından Halil Şen’i, Kitapçı Ahmet Oğuztimur ağabeyi, beceriksizlik ve dışlanmışlığın mağduru Hacıköyümüzün en önemli sanayicisi olan Mevlüt Pekbay amcayı, METET markasıyla Hacıköyde ürettiği Patoz makinelerini nasıl unutabiliriz? İsmet Tilki’yi, Kozanın Sait namıyla bilinen rahmetli Sait amcayı, Berdford kamyonuyla yıllarca Samsundan kantariye yükü çeken ve asynı zamanda esnafın paralarını götüren mallarını getiren rahmetli Yılmaz Tutkuner’i,  Bu hizmetyin esas emektarı Hacı Reyhan Türegün Abimizi, Her hafta Bafra’ya kendir pazarına kendir ipleri götürüp satan rahmetli  İsmail Özdemir amcamızı, Selahattin Tezcan’ı ve akrabaları Cızık namıyla meşhur Hacıköyün o zamanlar tek Mercedes otobüsünün şoförü Cemal Abiyi, Yine Ali Osman abiyi, Nuri Özdikme Şoför İbazel Amcayı, Kadim Kamyoncu Şoför Garbizi, Güneş Sineması’nın hemen karşısındaki evde oturan Manifaturacı Ohannes Sabuncuyu, benim hayatta ilk ve tek bisikletim olan peugout marka alüminyum gövdeli, ince tekerli, vitesli bisikletimi aldığımız, ayakkabıcı Onnik’i, kaymakamlık şoförü rahmetli Sinan Girgin’i, Rahmetli Hacı Asım Eryılmaz’ı, Rahmetli Enver Eryılmaz’ı nasıl unuturum.  Bir gün Enver Amca bizim üç katlı o zamanın apartmanlarından olan bizim evin önünden geçerken teras kattan bilmeden attığım kocaman  kalın bir kalas rahmetlinin kafasını kıl payı sıyırmıştı da, ölümden döndüğü halde sadece kafasını kaldırıp bana baktı ve tek bir kelime kızgınlık göstermeden çekip gidivermişti. Ya Münir Amcanın mahallenin büyüğü olarak her gördüğünde konuşup selamlaşmalarını nasıl unutabilirim?

            Anılması bir ömür değen hatıralar, hatıralarımızda gömülmüş olan dostlar, büyükler, Rahmetli Arif Yığman uzun boyu, tok sesi, kendi dünyası, bakışlarıyla biz çocukları önce tartan, sonra itibar eden ve seven davranışlarıyla nasıl unutulur. O yıllarda ben, Enver Yığman, Sinan Çerezci, Tevfik Vural, Hasan Koparan, Muharrem Kerimoğlu, İsmail Söylemez, İsmail Onur, çocukken rahmetli olan Mehmet Kınalı, Mümin Batman çok sıkı bir arkadaş gurubuyduk. Güneş Sineması o zamanlar film seyredebilme imkanı olan tek mekandı. Sahibi Rahmetli Recep Onur ağabeyin oğlunun arkadaşı olarak ayrıcalığımız vardı.  Evlerde televizyon önceleri günde dört saatle tek kanal olan TRT ile 1970’lerde başlatılabilmişti.

Enver’le ben Muzaffer Amcanın o günler için çok nadir ve kıymetli olan Willeys marka kamyonetini alır sürmeyi ve çalışmasını yolda keşfetmek şartıyla Arif Ağa’nın tekelin karşısındaki içinde çiftlik evi de olan sondajlı, yüzecek havuzu da olan bahçelerine çilek toplamaya giderdik. Hacıköy’ün yedi sekiz yaşında şoför olan ilk çocukları sanıyorum ben ve Enver olmuşuzdur.

             Bu yazı aslında roman çapında bir hacme sahip olması gereken bir yazı olmalıdır. Şimdilik hayali cihan değer bir nostalji olmasıyla yetinmek gerektiğini düşünüyorum.

             Yeni Merzifon caddesinin Hacıköyün ana meydanından sonraki ilk iki yüz metresinin solunda Babam Evliyanın İsmail’in o zamanların en büyük toptan perakende mağazası vardı. Bizim dükkânda gıda maddelerinden hırdavat çeşitlerine, züccaciyeden hayvan mıhları ve nallara, oluklu ve düz saçlardan tütün naylonuna, tütün ipliğinden nakış yumakları ve makaralara, çividen karasakıza, lamba camından çamaşır sodasına, baharattan zırnığa, fındıktan bisküviye, porselenden alüminyum mutfak eşyalarına, karasakızdan mal bezirine, dikenli telden balmumuna her şey bulunurdu. Hacı Babamın ne kadar kanaatli bir esnaf olduğunun en birinci şahidi benim. Sattığı mallara kar koyarken insaflı davranırdı.  

            Bizim dükkânın karşısında rahmetli Hacı Münir Eryılmaz’ın yerinde rahmeti kahveci Mevlüt Özakça amcanın kahvesi vardı.  Çocukluğumda süt lazım olduğunda Rahmetli Hacı Samime Teyze maddi olarak ihtiyacı olmadığı halde tertemiz sütlerinden verirdi. Ara sokakta kireçi Yaşar ağabeyi inşaatı olan herkes bulmak zorundaydı. Aynı arada uzun zaman kalaycı Tomalak amcanın kalaycı dükkânı herkese hizmet verirdi. Büyük bakır leğenlerin içinde kalaylanmadan evvel çıplak ayaklarıyla ayağının altındaki nişadırlı pamuklarla bir o yana bir bu yana dönüp durduğunu görür gibiyim.

            Rahmetli Hacı Ömer Okutan ve şimdi Çorum’da kuyumculuk yapan kardeşi Mehmet Okutan beraber çalışıyorlardı. Sonradan Necati, Ahmet, Abdurrahman beylerin büyümeleri ve Merzifon’a yerleşmeleriyle Hacıköy’den ayrılmışlardı. Hicretin zamanını bilmek ve rızkı Yüce Allah’tan usulünce talep etmek insanı kısmeti neredeyse oralara götürmektedir.

Sonraları Kemal Sirkeci orada kuyumculuk yapmış, bir ara traktör satmış ve o mekânların sahipleri arasında anılara yerleşmiştir.

            O yakanın en önemli esnafı Rahmetli Camcı Halit Culun ağabeyimizdir. Halit Amcanın küçük oğlu Eyüp Sabri Kartal Bursa’mızda Vali Yardımcısı olarak göreve başlamış olan çok değerli bir dost ve hemşerimizdir. Halit Amca Tomalağın kalaycı dükkânının önünden başlayıp belki 40 metre derinlikte olan ikinci sıradaki, dükkânların arkasındaki çöplük olarak kullanılan boş alanı inşaat malzemeleri konusunda belki de bölgenin en güzel, en büyük mağazası yapmıştı. Caddedeki tek dükkânla da arkadaki bu devasa dükkân kullanılır hale gelmişti. Zaten hemen karşısında Gülbek’in Yayla kahvesinin altındaki ilk dükkân da devam ediyordu. O zamanlar Yayla kahvesinden çaylar gelirdi. Halit Amcanın Kayını Rahmetli İsmail Ağabey önce vefat etmişti. Sonradan Halit Amca, onu takiben de büyük oğlu Ferhat rahmetli oldular. Sayın Vali Yardımcımız Eyüp Sabri Kartal gibi mükemmel bir şahsiyete sahip olmak için belki de bu acıları çekmek te hikmeti ilahidendir.

            Eyüp Sabri Kartal beyin Bursa’mıza yeni geldiği günlerde, Bursa Hünkâr Köşkü’nde yemekteyken fondan hafif ve tatlı bir sesle Rahmetli Zeki Müren “Annem, Annem” şarkısını söyleyince ikimizde anasını yeni kaybetmiş iki arkadaş, kalbi burkularak, gözleri dolarak kalakalmıştık.

            Bu caddenin bütün sakinlerini tekrar anmaya söz vererek son dükkan olarak Veliyettin Ergin Ağabeyin sigorta acenteliği ve manifatura konfeksiyonculuk yaptığı düzenli şirin dükkan vardı. Önceden buranın sahibi yanlış hatırlamıyorsam ismi Ohannes olan ermeniydi. Oğlu Nişan yakışıklı bir delikanlıydı. Grundig, Phlips, Singer, Zetina markalı ürünler radyolar satarlardı. Şimdi anlaşılıyor ki o zamanların tek bilgisayarcısı demek ki sadece ben imişim. Bu dostlarımızı içimiz burkularak ve toprağı bol olsun diyerek anarken, gönül nasıl bu dünyada aynı gemideysek ahrette de herkese rahmet ve ilahi rızayı dilemek istiyor. İşte bu hayat denen oyun bu kadar ciddi bir oyundur.

            Aslında bir hoca olarak Mübarek Ramazan Ayında özel bir “Ramazan Köşesi” yazmayı inşallah bir gün başarırım. Sevgili Peygamber Efendimizin “Ölülerinizin Güzelliklerini anın” mübarek sözleri gereğince ölülerimizin zikre değer faziletlerini anmış oluyoruz. Eğer noksan ve hatalar varsa da göz görüyor, kalp ürperiyor, ruh sıkılıyor ve acı ibretleri mesuliyet hanemize kaydetmiş oluyoruz. Zaten “En Büyük Nasihatçi” ölüm değil midir?

            Korkmayın bu cadde Hacısından Meyhanecisine, Ermenisinden Evliyasına, Aliminden cahiline, devam edecek. Eğer bu yazıyı beğenirseniz, kapı kapı, devir devir, yaş yaş nesilden nesile toplu bir muhasebe yapacak ve ellerimizi Mevla’”ya açacağız.          

            Niyet halis olunca her kelime, her nefes, her hatıra, her hayıflanma, her özlem bizi nice güzelliklere götürecektir. İnşallah. Selam saygı ve sevgilerle, lütfen bu yazım Ramazan Yazısı kabul edilsin.        

h A B E R E  Y o r u m  Y a z

                                                Bu Haberlere Yapılan Yorumlar  (  3 )                                                          
 

Şule OĞUZTİMUR(Kitapçı Ahmet'in kızı)
Zaman zaman siteyi ziyaret ediyorum ve memleketime olan özlemimi bir nebzede olsa gideriyorum.Bu yazınızla beni çocukluğuma götürdünüz.Nafız ULUKUŞ Beyin Gümüşhacıköy'e emeği geçenler bölümünde babamın ismini zikretmemesine ne kadar üzüldüysem burada sizin babamı unutmayışınıza bir o kadar sevindim.Teşekkür ediyorum Tüm hemşehrilerimize İzmirden selam ve sevgiler...
  Tarih: 13.6.2013                                                          
 
TEVFİK VURAL
SEVGİLİ MUZAFFER YILLARDIR KARŞILIKLI ESNAFLIK YAPTIĞINIZ KAZIM AMCANI ANMADIĞINA ÜZÜLDÜM.HERHALDE UNUTTUN
  Tarih: 30.7.2012                                                          
 

Kıymetli kardeşim,arkadaşım; Yaznış olduğum bu güzel yazıyı özlemle okudum ve duygularına aynen katılıyorum.Eline kalemine sağlık.Görüşebilmek dileğiyle,selamlar,saygılar.İSMAİL AVCI
İsmail Avcı Tarih: 30.7.2012

Tüm Yorumlar

 

GHK ORTAOULU ESKİ MÜDÜRÜ İSMET KÖPRÜLÜ

 Muhterem KAYA

. . .
ÖLÜMÜ ÖLDÜRMEK (ŞEB-İ ARÛS)

 Prof.Dr.Safi ARPAGUŞ

. . .
SABIR SELAMET VE ZAFER

 Muzaffer TAŞDEMİR 

. . .
İLÇEMİZDE ESKİ BAĞ KÜLTÜRÜ

 Berç SÖZÜDOĞRU

. . .
KENDİSİ OLABİLME KEDİSİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK

 Nafiz  ULUKUŞ

. . .

BAĞ-KURLULARA MÜJDE!

 Oğuzhan DÖĞEN

. . .
Rıza Abinin Arkasından

 Rıza ŞENTÜRK (Çığır)

. . .

KUTLU DOĞUM HAFTASI

 Şükrü  EROL

. .
HAYATIN CİLVESİ, KADER

 SELEME ACAR

. .
PKK GİDİYOR DİYE ÜZÜLMEYİN

 Ahmet Mehmet SALİHLİ

. .
MESEL ANLATICILAR

 Av.Mahmut Tokgözoğlu 

. .
12 EYLÜL ÖNCESİ VE SONRASI

 Mustafa  TURGUT

. .
Ulema sahneden çekilince ne oldu?

 Siyami  AKYEL

. .
İLÇEMİZ TARİHİ MİNİ ÇARŞILARINDAN

 Ali ACAR

. .

 
Genel Haber
Bölgeden Haber
Güncel Haber
Hayatın İçinden
İçimizden Biri
Sanatkarlarımız
Esnaflarımız
Spor
Siyaset

İz Bırakanlar
Röportaj
Sizden Gelenler
Gurbettekiler
Haberiniz Var mı?
Özlü Sözler
Resimlerde Anılar
Eski Meslekler
Kurum Kuruluşlar

Kültür ve Etkinlikler
İlçemiz
İlimiz
Köylerimiz
Mahalle Muhtarlarımız
Anket Sonuçlarımız
Duyuru
Vefat
  Anasayfa

Ziyaretçi Defteri
Foto Galeri
Sohbet
Arşiv

         Sitemizdeki tüm haber ve araştırmalar site editörlerine aittir. İzinsiz kesinlikle kullanılamaz.

                               gumushacikoylu.net@gmail.com

Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler

Siteye Hangi İl ve Ülkeden Giriliyor İzlemek İçin
Amasya, Gümüşhacıköy, Hacıköy, Hacıköylü, Gümüşhacıköyden Resimler, Gümüşhacıköy Haber, Sohbet ve Anılarda Gümüşhacıköy, Ali Acar, Hokumet, Hukumet, Hükümet, Radyo, Gazetesi, Tv, Gümüşhacıköy Resimleri, Gümüşhacıköyden Fotoğraflar,Gümüş, Gümüşhacıköy, Köyü, Gumus, Merzifon, Suluova, Kabaoguz, Kabaoğuz, Gümüşhacıköy Turna Bağlar, Kabaoğuz Şenlikleri, Köprülü Mehmet Paşa Camii, gümüşhacıköy bedesteni, gümüşhacıköy saathanesi, leblebi, gümüşhacıköy hamamı,Gümüşhacıköy Keşkek, Cumara Mahallesi, Adatepe Mahallesi, Ulubel Mevkii, ulubel, keltepe mevkii, hacıyahya mahallesi, saray mahallesi, artıkabat çay mahallesi, kilise, beylik çayırı, taşköprü, amasyakent.com, kabaoguz.net, amasya platformu amasyaplatformu