Tütün denince aklıma küçük yaşlarda iliklerime kadar hissettiğim tütün ve onunla uğraştığım günler aklama gelir, aile ve komşulardan bütün çevrendeki insanlar bir şekilde tütün işi ile uğraşır hane içinde büyük küçük herkesin tütün işinde bir görevi vardır, bu görevini de büyük bir özveri ile yaptıkları aklımdan hiç çıkmaz. Bütün bunları düşünürken çocukluk dönemim de tütün işinde tarlada evde uğraştığım günler aklıma gelir.
Tütün fideleri Mayıs ayının 15-20 arasında ekilir, Haziran ayının 15 – 20 arasında sökülerek tarlalara dikilmeye başlar. İçinde bulunduğumuz şu günlerde tütün dikimleri başladı. Bizim yöremizde Hacıköylü olup da tütünün varlığını iliklerine kadar yaşamayan tatmayan yoktur. Tütünün ekimi dikimi kırımı, dizimi, kurutulması, ayıklanması, denklenmesi, sene içine yayılarak işlevine göre yapılmaktadır. Tütünün en tatlı ve güzel yanı ise tekele denkler halinde teslim edilme aşamasında, evden yüklenerek, tekelde sıraya girmek ve kantarda tartılarak teslim edip elindeki teslim kağıdına göre ziraat bankasından parasını almaktır. Her işin kötü ve zor bir yanı vardır, tütünün zor tarafı bir yıl boyunca gece gündüz çalışılması, tekele teslim edilip ziraat bankasından toplu bir para alınması her zahmete ve zorluğa değdiğini göstermektedir.
Tütün ile ilgili girişimizi yaparken, 19-20 Haziran’da Gümüşhacıköy ilçemize gittim, tütün tarlalarında fidelerin dikilmesini izledim, bende delgeç alarak o nefret ettiğim tütünü tarlada cızılara dikdiğim de eski günleri aklıma getirdim ve o zamanlar ne kadar nefret ettiğim tütüne karşı özlem duyduğumu bir an hissettim.
Tütün dikerken tarlalarda derme çatma gölgelik için kelik yada tarlanın yanında bulunun bir ağacın gölgesinde öğle yemeği yemek, yalın ayak pamuk gibi tarlada yürümek, kızgın güneş altında güzel bir güneş banyosu yapmak anılarda kaldı ama şimdi özlem duyduğum güzel anılarım arasında yer almaktadır.
Buradan eski günlerin anısına tütün işleri ile uğraşan, eski ve yeni hemşerilerimize kolaylıklar diliyorum. |